Uyuşturucu madde bulundurma suçunda, kamu davası erteleme kararının usulsüz tebligatı nedeniyle kovuşturma şartı oluşmadan verilen mahkûmiyetin kanun yararına bozulması.
Özet: Bu hukuki evrak, uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen bir sanıkla ilgili olarak, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebini incelemektedir; talep, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, Tebligat Kanununun ilgili maddelerine aykırı olarak, MERNİS adresi araştırılmaksızın ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına dair bir belge olmaksızın eski adrese usulsüz tebliğ edildiği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve davanın durması gerekirken mahkûmiyete karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/658 E. 2018/243 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 05.02.2025 tarihli ve 2024/15913 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/20122 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 Esas, 2021/7640 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 Esas, 2021/7865 Karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği nazara alındığında,Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüphelinin eski mernis adresine 13/05/2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme gereğince, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılıp, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde ancak anılan Kanun'un 35. maddesine göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, mernis adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durması yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 04.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2016 tarihli ve 2016/9963 Soruşturma, 2016/418 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırıldığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 tarih, 2016/9963 Soruşturma, 2017/6015 Esas, 2017/4648 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2017/658 Esas, 2018/243 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22.05.2018 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüphelinin eski MERNİS adresine 13.05.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme gereğince, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılıp, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde ancak 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, mernis adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durması yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2017/658 Esas, 2018/243 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.