Taşınmazın orman vasfı, zilyetlikle iktisap şartları ve vakıf malı olup olmadığına dair eksik inceleme nedeniyle bozulan tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Hazine adına kayıtlı bir parselin mirasçılar tarafından miras ve uzun süreli zilyetlik iddiasıyla kendi adlarına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin tescil kararı, Yargıtay tarafından taşınmazın orman vasfı ve zilyetlikle kazanma şartlarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur; bozma sonrası yapılan yargılamada, keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde söz konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacıların iddia ettiği gibi en az 40-50 yıldır tarımsal faaliyetlerle işlendiği belirlenmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/70 E., 2023/258 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil ... Genel Müdürlüğü vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında,... mevkinde bulanan 1 32... parsel sayılı taşınmaz, 6.816,55 metrekare yüzölçümü ve tarla vasfıyla ...'nın zilyetliğinde olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... kasabası ...mevkinde bulanan 1 32... parsel sayılı taşınmazın miras bırakanlarından kendisine intikal ettiğini, babasının ölümüyle 1946 yılından beri kendi zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 20.09.2016 tarihli ve 2016/14851 Esas, 2019/5977 Karar sayılı kararı ile müdahil ... Genel Müdürlüğüne izafeten ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... mirasçılarının davasının kabulüne, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline davacılar ... mirasçıları ..., ... ve ... adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ... Bölge Müdürlüğü, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2016/14851 Esas, 2019/5977 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yasal şartları oluşmadan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu, bunun yanında dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı incelendiğinde, taşınmazın güney komşusu olan taşınmazlara uygulanan 906 numaralı vergi kaydının kuzey hududunun çekişmeli taşınmazın bölümünü kır olarak okuduğu ve sebeple taşınmazın Hazine adına tespit edildiğinin belirtildiği, yine taşınmazın davacının kullanımında olan batı hududunda ... Ormanı adı altında orman kadastro komisyonu tarafından yapılan ve kesinleşmeyen orman kadastro çalışmasının bulunduğu anlaşılmakta olup, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı mahkemece yeterince araştırılmadığı belirtilerek; doğru sonuca ulaşabilmek için, İlk Derece Mahkemesince vakıf idaresinin dayandığı ... ait ... 1335 tarihli ilâmı ve 30.04.1999 tarihli tutanağa dayalı olan Vakfiyeye ait tüm bilgi ve belgeler bulunduğu yerden geitrilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının, kadastro tespitlerine esas belgelerin, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örneklerinin ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin temin edilmesi, yöreye ait eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1975-1980 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, öncelikle yöntemince orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde ise usulüne uygun olarak zilyetlik araştırması yapıldıktan sonra, vakfıyeye ait belge ve defterler bilirkişi eliyle incelenip zemine de uygulanması suretiyle taşınmazın vakfıyenin sınırları içerisinde kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, Vakfiyenin genel sınırları içinde kalmasının o taşınmazın vakıf malı olduğunun kanıtı olamayacağı, Vakıf malı kabul edilebilmesi için o taşınmazın aynı zamanda vakfedilen mallar arasında bulunup bulunmadığının ve vakıf amacı doğrultusunda kullanılan yerlerden olup olmadığının ayrıca saptanması gerektiği gözetilerek toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna" değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın 1962 yılı memleket haritası ile 19 70... tarihli hava fotoğraflarında açıklık alan olarak görüldüğü, toprağının orman toprağı niteliği taşımadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, toprak yapısı ve üzerindeki ağaçlar bakımından incelendiğinde en az 40-50 yıldan beri işlendiği, üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığı, imar ve ihya gördüğünün belirlendiği, ... bilirkişisi raporuna göre de, dava konusu taşınmazın ... ait gayri menkullerle çevrili olduğu, müstakil kaydı bulunmayan dava konusu parselin de vakıf arazilerin bir parçası olacağı, ne var ki, dosya kapsamında davaya konu taşınmazın vakfedilen mallar arasında bulunduğuna ve vakıf amacı doğrultusunda kullanılan yerlerden olduğuna dair bir tespit yapılamadığı,...adına herhangi bir tescil ve tapu kaydı da bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalı yerin 1960 lı yıllardan beridir ... tarafından, onun ölümünden sonra da davacı mirasçılar tarafından tarımsal faaliyette kullanıldığının anlaşıldığı, davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, ne var ki, davacılar ... ve ... tarafından yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği" gerekçesiyle davacılar ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, ... Genel Müdürlüğü yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 1/3 oranında tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde; mirasçıların miras iştiraki ve zorunlu dava arkadaşlığı sıfatı nedeniyle davaya muvafakatları olup olmadığı şerhi ile tebligat yapılmaksızın ve/veya terekeye temsilci tayini için ...'ye süre verilmeksizin yargılamaya devam edilerek eksik taraf ile davanın görülmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... Bölge Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, dava konusu taşınmazın ... ait bulunan ... 1335 tarihli ilamıyla vakıf kapsamında olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek karar verildiğini, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, bunun yanında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karşın Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, bunun yanında asli müdahil ... Genel Müdürlüğünün davasının reddine karar verildiği halde ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak dava konusu taşınmazın vakıf sınırları içerisinde kalmadığı, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş olup, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususunda en eski tarihli hava fotoğrafından yararlanılmak suretiyle yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmadığı gibi, asli müdahil ... Bölge Müdürlüğünün dayandığı ... 1335 tarihli vakıf ilamı mahallinde uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmamış, vakıf ilamı üzerinde inceleme yaptırılıp vakfın cinsi ve niteliğinin ne olduğu saptanmamıştır. Bunun yanında davacı ..., yargılamanın devamı sırasında 01.10.2014 tarihinde ölmüş olup, terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. Mirasçılardan ...'nin davayı takip etmesi diğer mirasçılara da sirayet edeceğinden, diğer mirasçılar ... ve ... yönünden davanın takipsiz bırakıldığını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle; yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir vakıf uzmanı bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır. Öte yandan, asli müdahilin davası yönünden ise, dava konusu edilen yerin çevresindeki taşınmazlardan ... ait olduğu tespit edilen emsal mahkeme dosyaları ve asli müdahil ... Bölge Müdürlüğünün delil olarak dayandığı İscehisar Kadastro Mahkemesinin 2013/42 Esas ve 2015/46 Karar sayılı dosyası eldeki dosya arasına alınmalı, Vakıf İdaresinin dayandığı vakıfname ve vakfa ilişkin tüm evrak da dosya arasına alınarak keşif sırasında, vakfiyenin mevkii ve sınırları açıkça okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalıdır. Böylece tapu kayıtları ile ... vakfının vakıf arazilerinin sınırları kesin olarak tespit edilerek dava konusu taşınmazın vakıf sınırları içerisinde kalıp kalmadığı harita üzerinde gösterilmek suretiyle belirlenmeli, bu husus tespit edilirken de vakfiyenin dava konusu taşınmazla ilgili olup olmadığı araştırılmalı, vakfiyenin kapsamı ve niteliği kesin olarak saptanmalı, taşınmazın vakfiye kapsamında olduğunun saptanması halinde bu kez vakfın türü ve niteliğinin ne olduğu konusunda 3 kişilik bu konuda uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınmalı, vakfın belirlenen türüne göre taşınmazların zilyetlikle mülk edinilmeye elverişli yerlerden olup olmadığı hususu tartışılıp değerlendirilmeli, sahih vakıflardan zilyetlikle kazanım mümkün olmadığı da gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bunun yanında davacı mirasçılar ... ve ...'nın 09.03.2021 tarihli dilekçe ile davadan doğan haklarını ...'ya temlik ettikleri anlaşılmakta olup, davanın kanıtlanması halinde bu hususun da gözetilerek hüküm kurulması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.