Hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık temyizlerinin süresizlik ve hukuken yokluk nedenleriyle reddi ile diğer taleplerin incelenmesi.
Özet: Bu yargı kararı, sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemini süresinde yapılmadığı gerekçesiyle, ayrıca farklı mağdurlara yönelik konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin önceki kesinleşmiş kararlar nedeniyle hukuken varlık kazanamamış olduğu tespit edilerek sanık müdafiinin temyiz başvurularını reddetmiş; diğer hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin ise incelenmesine devam edilmekte olduğunu belirtmektedir.
2. Ceza Dairesi         2026/5488 E.  ,  2026/11188 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYILARI: 2019/671 E., 2020/110 K. - 2024/665 E., 2025/955 K.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına, tedbir
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan 18.11.2025 tarihli hükümlere yönelik sanık müdafiinin; katılan ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 03.03.2020 tarihli karara yönelik sanığın, 18.11.2025 tarihli kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelemesinde
Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/671 Esas, 2020/110 Karar sayılı kararının sanığın; 18.11.2025 tarihli ve 2024/665 Esas, 2025/955 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 03.03.2020 tarihli karara yönelik sanığın temyiz istemi ile ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesine göre hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Dairemizce ve öncelikle karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, 17.05.2021 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; yokluğunda verilen ve duruşmada bildirdiği adrese, usûlüne uygun olarak, 06.05.2020 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 04.11.2020 tarihli dilekçesi ile temyiz eden sanığın eski hale getirme ve temyiz isteminin,
Katılan ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 18.11.2025 tarihli karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi ile ilgili olarak; sanık hakkında katılan ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan Yargıtay(Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/3413 Esas, 2019/15742 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine, 03.03.2020 tarihli ceza verilmesine yer olmadığına dair karara ve güvenlik tedbirine yönelik sanığın temyiz talebinde bulunması üzerine, yukarıda süre yönünden ret kararı verildiği üzere, 22.01.2024 tarihli ve 2023/136437 sayılı Tebliğnamenin düzenlendiği (aynı zamanda daha önce onama kararı verilen diğer kararlara yönelik de itiraznamenin düzenlendiği), Dairemizce sehven 03.03.2020 tarihli hükme yönelik temyiz istemi ile ilgili bir karar verilmediği, Dairemizin 27.02.2024 tarihli ve 2024/2211 Esas, 2024/3216 Karar sayılı kararının sanık hakkında şikâyetçi ... ... ve katılanlar ... ile ...'a yönelik hırsızlık suçundan ve katılan ... ... ve şikâyetçi ...'a yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere ilişkin olduğu, bu nedenle sanık hakkında katılan ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan 18.11.2025 tarihli hükmün hukukî değerden yoksun olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin hukuken geçersiz olan karara yönelik temyiz isteminin,
Mala zarar verme suçundan kurulan 18.11.2025 tarihli hükümler ile ilgili olarak; sanık hakkında 04.06.2015 tarihli kesin olarak verilen mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerden sonra, 18.11.2025 tarihinde kurulan hükümlere yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin mahallinde değerlendirilebileceği belirlenerek yapılan incelemede,
Sanık hakkındaki mala zarar verme suçundan kurulan 04.06.2015 tarihli hükümlerin kesinleşmesinden sonra kurulan 18.11.2025 tarihli hükümlerin hukukî değerden yoksun olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin hukuken geçersiz olan karara yönelik temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE
II. Sanık hakkında şikâyetçi ... ... ve katılanlar ... ile ...'a yönelik hırsızlık suçundan ve katılan ... ... ve şikâyetçi ...'a yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan 18.11.2025 tarihli kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay(Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/3413 Esas, 2019/15742 Karar sayılı onama ilâm tarihi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının anılan ilâma itirazı üzerine Dairemizin 27.02.2024 tarihli ve 2024/2211 Esas, 2024/3216 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına dair ilâmı tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu ve bu nedenle dava zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan inceleme neticesinde;
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.