2. Ceza Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verdiği beraat kararını, temyiz taleplerini reddederek onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, tebliğnamede sehven konut dokunulmazlığı olarak belirtilse de, esasen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin mağdur vekilinin temyiz talebini değerlendirmiştir. Mağdur vekilinin, sanığın isnat edilen suçlardan mahkum olması gerektiği yönündeki itirazlarını, bozma üzerine kurulan hükümlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve deliller itibarıyla isabetsizlik tespit edilmediği gerekçesiyle yerinde görmeyerek reddetmiş ve bölge adliye mahkemesinin usul ve yasaya uygun kararlarını oy birliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/3720 E.  ,  2026/11552 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2666 E. 2026/1 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.01.2026 tarihli kararıyla hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden karar verildiği, daha öncesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan 13.03.2021 tarihli beraat kararınına yönelik temyiz isteminin ise Dairemizin 28.05.2025 tarihli kararıyla reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, temyizin kapsamının hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler olduğunun anlaşılması karşısında, Tebliğnamede mala zarar verme yerine sehven konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yazıldığı belirlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, dosyadaki deliller itibarıyla sanığın atılı suçlardan mahkum olması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümler hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.