Özel imalat makine alım satım sözleşmesinde avans ödemesi, değişiklik talepleri, tek taraflı fesih ve tazminat alacaklarının hukuki değerlendirmesi.
Özet: Özel üretim bir makine alım sözleşmesinde, iş sahibinin talep ettiği değişikliklerin maliyet artışı ve teslim süresi uzamasına neden olması üzerine, iş sahibinin ek bedeli reddederek sözleşmeyi feshetmesiyle başlayan uyuşmazlıkta; yüklenici tamamladığı imalatın bedelini, iş sahibi ise ödediği avansın iadesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, makinenin özel niteliği nedeniyle feshin geriye değil ileriye etkili olacağına, dolayısıyla yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat oranında bedele hak kazandığına karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/2193 E.  ,  2025/2732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/146 E., 2024/569 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 E., 2022/781 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda taraflar vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davalı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davacı ... Ticaret Paz. Ltd. Şti. vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVALAR
A. Asıl davada davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında "....Boyutlandırma Makinası Satın Alma" konulu 01.09.2014 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşme uyarınca davalıya 167.050,00 Euro avans ödemesi yapıldığını, davalının avans ödemesinden itibaren 150 gün içinde sözleşmeye konu makinayı imal ederek teslimini ve montajını yapması gerekirken edimini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini, ödenen peşinatı iade etmekle yükümlü olan davalının, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline; birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1673 Esas saylı davasında ise makina zamanında teslim edilmediğinden müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 60.000,00 TL maddi tazminatın sözleşmenin feshinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B. Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/899 Esas sayılı davasında davacı ... Ticaret Paz. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 01.09.2014 tarihli sözleşmede de üretilecek makinanın boyutları ve nitelikleri belirtildiği halde sözleşmeden sonra sonra davalı iş sahibinin istekleri ile değişikliğe gidildiğini, bu değişiklikler %35 daha fazla maliyet ve zaman gerektirmiş olmasına rağmen, davalının bu farkı ödemekten kaçınarak sözleşmeyi feshettiğini, buna rağmen istenilen makinanın %75'lik kısmının imal edildiğini, sözleşmenin haksız feshinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 922.756,68 TL'ye arttırmıştır.
II. SAVUNMA
Asıl ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davalı ... Ticaret Paz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeden sonra makinanın ebatları ve işlevsel özelliklerinin davacı iş sahibinin talebiyle değiştirildiğini, yeni imal edilecek makinanın daha fazla maliyet gerektirdiğini ve yapım süresinin uzadığını, ortaya çıkan bu maliyetin karşılanması gerektiğinin bildirilmesi üzerine, davacının sözleşmeyi feshettiğini ve 485.000,00 TL tutarlı teminat çekinin arkasını yazdırarak takibe koyduğunu, bununla da yetinmeyerek avans olarak verdiği 167.050 Euro için icra takibine giriştiğini, yani aynı alacak için iki takip yaptığını, müvekkilinin daha önceki başka bir işten dolayı da davacıdan alacaklı olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davalı davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince, iş sahibi ... A.Ş.'nin, yüklenici ... Ltd. Şti.'ye 167.050,00 Euro avans ödemesi yaptığı, iş bedelinin ise 257.000 Euro olduğu, iş sahibinin sözleşmeye dayalı olarak makinada bir takım değişiklikler talep ettiği, yüklenici tarafça bunların kabul edilerek imalata devam edildiği, proje değişikliği nedeniyle ilave imalat bedelinin 105.535,50 Euro olduğu, yüklenicinin eserin %60'lık kısmını tamamladığı, iş sahibi tarafından, yüklenicinin ilave imalat bedeli talebi kabul edilmeyerek sözleşme feshedilmiş ise de sözleşmeye konu makinanın iş sahibi ... A.Ş.'ye özel olarak üretilmesi ve bu nedenle başka bir iş için kullanılması mümkün olmadığından, sözleşmenin tek taraflı olarak ve geriye de etkili olacak şekilde feshedilmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenle feshin ileri etkili olduğunun kabulü gerektiği, yapılan %60'lık imalatın bedelinin 217.521,30 Euro olduğu, söz konusu tutar iş sahibinin avans olarak ödediği tutardan fazla olduğundan, avans bedelinin tahsiline yönelik asıl davaya konu icra takibinin haksız olduğu, ancak davacının kötüniyetinin ispatlanamadığı, iş sahibi tarafından açılan birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada iddia edilen zarara ilişkin delil sunmadığından bu davanın da reddi gerektiği, yüklenici ... Ltd. Şti.'nin haksız fesih nedeniyle uğradığı zararların tazminine ilişkin açılan birleşen 2016/899 Esas sayılı davada tazminat talep edilmiş ise de davanın içeriği itibariyle imalat bedeline ilişkin alacak davası olduğu, yüklenicinin bu davada dava dilekçesinde 50.000,00 TL talep ettiği, davasını açıkça belirsiz alacak davası olarak açmadığı, dolayısıyla davanın kısmi dava olduğu, ıslah yoluyla talebini arttırmış ise de birleşen davada davalının ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunduğu, sözleşmenin feshi tarihinden itibaren ıslah tarihine kadar ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, ancak 50.000,00 TL'nin tahsiline hükmedilmesi gerektiği, birlikte ifa kuralı gereği imal edilen makinanın da iş sahibine teslimi gerektiği sonucuna varılarak, iş sahibi tarafından açılan asıl ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davanın reddine, yüklenici tarafından açılan birleşen 2017/899 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL'nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince, sözleşme konusu makinanın bulunduğu yerde mevcut haliyle davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine teslimine, ıslah ile talep edilen alacak bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davalı iş sahibi .....A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde:
a. Sözleşmeye konu makinanın kereste imalatında ve sünger dilimleme hattı olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, bilirkişinin makinanın başka bir işte kullanılmasının mümkün olmadığına dair görüşünün bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, makinanın sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun imal edilmediğini, bu araştırılmadan makinanın üretilen kısmına değer biçildiğini, aynı sözleşmeye ilişkin başka bir davada alınan bilirkişi raporunda imalatın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişilerin makinayı incelemeden rapor tanzim ettiklerini, sonuç olarak makinanın özel üretim olmadığını,
b. Sözleşmenin götürü bedelli olduğunu, sözleşmede iş bedelinin 257.000 Euro olarak kararlaştırıldığını ve iş sahibinin talep ve beklentilerine göre malzeme ve sistem üzerinden değişiklik yapılabileceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla yüklenicinin yapılan değişiklikler için ilave bedel talep edemeyeceğini, makinanın %60'nın tamamlandığı kabul edilse dahi 167.050 Euro avans ödemesi ile yüklenicinin tüm alacağının almış olduğunu, başkaca bir talepte bulunamayacağını, bilirkişilerin ek maliyet olarak hesapladıkları kalemlerin kabulünün mümkün olmadığını, öte yandan raporun denetime elverişli olmadığını, neye göre hesap yapıldığının ve onaylanmış bir proje olmadan imalat oranının nasıl tespit edildiğinin izaha muhtaç olduğunu, ilave diye belirtilen işler için yeni fiyat tutanağı, mutabakat ya da onaylanmış bir fatura bulunmadığını, ayrıca makinanın bedelinden yaklaşık 70.000 Euro tutarındaki yazılım bedelinin de düşülmesi gerektiğini, üretilin makinanın yazılımının kurulmadığını, kusur oranında nesafet indirimi yapılması gerektiğini, sözleşmede ilave işler ile ilgili bir madde bulunmadığını, bilirkişi raporunda yer alan 122 adet yedek parçanın hiçbirinin makina üzerinde yer almadığını,
c. Birleşen 2017/899 Esas sayılı davada birlikte ifa kuralı gereği makinanın bulunduğu yerde yüklenici tarafından iş sahibine teslim edilmesine karar verilmiş ise de bunun müvekkili açısından ciddi masraf gerektireceğini, bu nedenle teslimin müvekkilinin adresinde yapılması gerektiğini, ayrıca aynen ifaya karar verildiğinden birleşen davada müvekkili lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
d. Birleşen 2016/1673 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dosyaya sunulan delillerle zararın sabit olduğunu, makinanın teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, dolayısıyla zararının da açık olduğunu, yine teslimin gecikmesi nedeniyle sözleşmenin 5.4. maddesine göre cezai şart ödenmesi gerektiğini,
2. Asıl davada davalı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davacı yüklenici ......Ltd.Şti. vekili temyiz dilekçesinde:
a. Asıl davada müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu yönden asıl davada verilen hükmün düzeltilmesi gerektiğini,
b. Birleşen 2017/899 Esas sayılı davanın dava dilekçesinde, sadece imalat bedelini değil sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradıkları tüm zararların tazminin talep ettiklerini, mahkemece hatalı olarak davanın alacak davası olarak nitelendirildiğini, bu davada sadece imalat bedelinin değil sözleşmenin haksız ve iyiniyetten uzak şekilde feshi nedeniyle ortaya çıkan tüm zararlarının tazminini istediklerini, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenemediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 50.000,00 TL'nin tahsilini istediklerini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olduğunu, kısmi dava olarak nitelendirilerek ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu,
c. Öte yandan sözleşme dışı imalatlar yönünden vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu halde zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu,
d. Sözleşme ve makina ile ilgili tüm harcamaların Euro cinsinden olduğunu, bu nedenle en azından dava tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda alacaklarının 50.471,30 Euro olduğu tespit edildiğinden, bu tutarın dava tarihindeki karşılığının 229.644,41 TL olduğunu, dolayısıyla bu bedele hükmedilmesi gerektiğini, karşı taraf 217.521,30 Euro değerinde bir makinaya sahip olacak iken müvekkilinin bunun karşılığında 50.000,00 TL alacak olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.”
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesinnden kaynaklanmaktadır.
1. Asıl davada ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davalı iş sahibi .....A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, imalatına başlanılan ancak tamamlanamayan makinanın iş sahibi için özel olarak üretilmiş olduğu ve başka bir işte kullanılmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca sözleşmede boyutları ve özellikleri belirtilenden farklı olarak imalatına başlanılan bu yeni makinanın boyutları ve özellikleri nazara alındığında, ilave imalat niteliğinde olmadığı, yeni bir imalat olduğu ve dolayısıyla imalatının ek süre ve maliyet gerektirdiği de açıktır.
Bu açıklamalara, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl davada ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davacı, birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davalı iş sahibi .....A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl davada davalı, birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davacı yüklenici ......Ltd.Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yüklenici şirket vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik tüm, birleşen 2017/899 Esas sayılı davada verilen hükme yönelik aşağıdaki paragrafın dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davacı yüklenici şirket sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat ile birlikte yaptığı imalatın bedelini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı yüklenicinin imalat bedeli alacağının 922.756,68 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, bu tutarın dava konusu edilen 50.000,00 TL’sinin davalıdan tahsiline, sözleşmenin feshi tarihi olan 09.06.2016 tarihinden, ıslah tarihi olan 02.09.2022 tarihine kadar, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar için kanunda öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, ıslah yoluyla talep edilen bakiye kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde imâl edilen makinenin bedeli yanında uğradığı tüm zararların tazminini talep ettiği imâl edilen makinenin imâlat oranı bakımından belirsizlik ve taraflar arasında uyuşmazlık olduğu %60, %73 ve %75 olmak üzere farklı tamamlama oranlarının söz konusu olduğu bu nedenle davacının alacağını tam ve kesin olarak belirlemesinin mümkün olmadığı nitekim dava dilekçesinin sonuç kısmında talep ileride artırılmak üzere şimdilik 50.000,00 TL olmak üzere tazminat talebinde bulunduğunun bildirildiği dolayısıyla dava belirsiz alacak davası olup fesih tarihiyle birleşen davanın dava tarihi arasında zaman aşımı süresinin dolmadığı her ne kadar mahkemece verilen dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulüyle zaman aşımı süresinin dolduğu kabul edilmiş ise de davanın, belirsiz alacak davası olduğu verilen dilekçenin de talep artırım dilekçesi olduğunun kabulü gerektiği bu durumda birleşen 2017/899 Esas sayılı davada, davalı tarafın zamanaşımı def’nin reddine karar verilerek, artırılan miktar da dahil olmak üzere, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl davada ve birleşen 2016/1673 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davalı iş sahibi .....A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
(2-a) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl davada davalı-birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davacı yüklenici ......Ltd. Şti. vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik tüm, birleşen 2017/899 Esas sayılı davada verilen hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, birleşen 2017/899 Esas sayılı davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen 2017/899 Esas sayılı davada davacı ......Ltd.Şti. yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflardan karşılıklı olarak alınarak diğer tarafa verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
- MUHALEFET ŞERHİ -
Türk Borçlar Kanunu'nun 149. maddesine göre zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Aynı Kanun'un 90. maddesi uyarınca da ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Sözleşmeden doğan borçlarda zamanaşımının işlemeye başlaması için alacağın muaccel (istenebilir) olması yeterlidir. Alacaklı, alacağının varlığından haberdar olmasa dahi, alacağın muaccel olmasıyla birlikte zamanaşımı süresi işler. Borcun ifası bir süreye bağlanmışsa, alacak sürenin dolması ve ifa gününün gelmesiyle muaccel olur, o günden itibaren de zamanaşımı işler. Alacağın muacceliyeti alacaklının bir bildirimine bağlı ise, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlar (6098 Sayılı Kanun madde 149/2).
Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder.
Somut olayda taraflar arasında 01.09.2014 tarihli sözleşme 09.06.2016 tarihinde feshedilmiş olup zaman aşımı fesih tarihinden itibaren başlamıştır. Birleşen 2017/899 tarihli dava niteliği itibariyle kısmi dava olup zamanaşımı davada talep edilen miktar üzerinden kesilmiş talep edilmeyen kısımlar yönünden devam etmektedir. Bu nedenle Mahkemenin ıslah edilen kısım ile ilgili verdiği ret kararı doğru olup onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılamıyorum.