3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütüne üye olma suçunda etkin pişmanlık, Bank Asya hesapları ve tanık dinleme konularında eksik soruşturma ile hatalı değerlendirmelere dikkat çeken karar.
Özet: Temyiz incelemesinde, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararları verilen sanıklardan biri hakkında gönüllü teslim olmasına ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bilgi vermesine rağmen ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmemesi, diğer sanık hakkında ise örgüte müzahir bankadaki mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesinde eksik inceleme yapılması ve sanık hakkında bilgi verebilecek tanıkların yeterince araştırılıp dinlenilmemesi gibi eksiklikler tespit edilerek hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/1341 E.  ,  2026/3758 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/823 E., 2019/769 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/208 E., 2018/142 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma01.09.2016 - ...
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 221/4, 62, 53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Dosya içerisinde bulunan 21.09.2016 tarihli kolluk talimat ve yakalama tutanaklarından anlaşılacağı üzere, sanığın ikamet adresinde 01.09.2016 tarihinde yapılan aramada bulunamadığı, 21.09.2019 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına kendiliğinden gelerek teslim olması üzerine yakalandığı, sanığın kaçıp hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken Cumhuriyet Başsavcılığına gittiği, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, soruşturma aşamasından itibaren, yerel mahkemenin de kabul ettiği gibi, etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
II. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
1. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği gözetilerek;
Sanığın hesabının açılış tarihinden itibaren, TMSF'ye devir öncesi ve sonrası ...'daki tüm hesap hareketlerinin temin edilip incelenerek ve bu konuda bilirkişi raporu da alınmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden, bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dosyada mevcut sanık ...'ın ifadesinde ... örgütünün ...ilçe imamı ve sanık ...'nın da dahil olduğu mütevelli grubunun sohbet hocası olduğu beyan edilen ...B.'nin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmesi ve sanığın örgütsel eylemleri ve bağlantısına ilişkin görgü ve bilgisi sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan.... K. ve ... Ö. isimli şahısların sanık hakkında teşhis ve beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla, bu kişiler hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişilerin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmeleri ve sanığın örgütsel bağlantısına ilişkin görgü ve bilgileri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi zorunluluğu,
4. Kabul ve uygulamaya göre de,
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.