2. Ceza Dairesinin hırsızlık ve suç eşyası satın alma mahkumiyetlerinin temyiz incelemesinde süreden ret, zamanaşımından düşme ve esastan onama kararları.
Özet: Bu hukuki metin, hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması suçlamalarıyla ilgili temyiz başvurularını ele almıştır; bir sanık müdafiinin hırsızlık suçundan temyiz istemi yasal süreyi aştığı gerekçesiyle reddedilirken, iki sanık hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri, suçun işlendiği tarihten itibaren olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozulmuş ve kamu davaları düşmüştür. Diğer bir sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hüküm onanmış; son olarak başka bir sanık hakkında hırsızlık suçundan yapılan temyiz incelemesi, sanığın aynı katılana karşı birden çok kez kablo hırsızlığı yaptığı tespitiyle sonuçlanmaktadır.
2. Ceza Dairesi         2025/12059 E.  ,  2026/11185 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/52 E., 2023/503 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma, temyiz isteminin reddi, zamanaşımı nedeniyle düşme
I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde
Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2020/52 Esas, 2023/503 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen ve 08.05.2023 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 16.05.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelemesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların eylemlerine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1. maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin sanık ... için 04.11.2012, 06.11.2012, 15.11.20 12... .11.2012 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar; sanık ... için 06.11.20 12... .11.2012 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III. Sanık ... Tetik hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık ... hakkında yapılan UYAP sorgulamasında, sanığın temyize konu dosyadaki suçlarla aynı ilde ve hepsi katılan ... A.Ş.’ye yönelik olmak üzere bir suç işleme icrası kapsamında, aynı katılana yönelik birden çok kez kablo hırsızlığı yaptığının anlaşıldığı, sanığın Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/744 Esas, 2013/694 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 06.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup bahsi geçen dosyadaki işlenen suç tarihinin 30.10.2012 olduğu, yargılamaya konu olan olaylardaki suç tarihlerinin 30.10.2012-18.11.2012 tarihleri aralığında olduğu, bu suçlara ilişkin düzenlenen ilk iddianame tarihinin ve adı geçen yargılamaya ilişkin iddianame tarihinin 21.11.2012 olduğu, bu sebeple hukukî kesintinin söz konusu olmadığı, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, yukarıda bahsi geçen dava dosyası getirtilip incelenerek şartların varlığının tespiti hâlinde kesinleşen dosya yönünden mahsup işleminin yapılması gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma sonucu sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.