Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde temel cezanın TCK 61/3e aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararında yargılama usulü ve delil toplama süreçlerinin hukuka uygun olduğunu tespit etmesine rağmen, temel cezanın tayininde suçun unsurlarının teşdit nedeni sayılarak 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesine aykırı şekilde alt sınırdan uzaklaşılmasını hukuka aykırı bularak hükmü bozmuş ve dosyayı cezanın yeniden belirlenmesi amacıyla ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/8808 E.  ,  2026/3756 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/444 E., 2022/83 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 E., 2020/99 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvuru süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.