Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik davasında, sanığın temyiz aşamasındaki etkin pişmanlık talebinin usulünce incelenmemesi nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı onanan sanığın, temyiz aşamasında sunduğu dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunarak bilgi verme isteği karşısında, alt derece mahkemelerinin sanığın beyanlarını almadan ve vereceği bilgilerin örgüt içindeki konumuyla uyumlu, faydalı olup olmadığını değerlendirmeden hüküm kurmasını hatalı bulan Yargıtay, bu hususların derinlemesine araştırılması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğine hükmederek kararı bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/4866 E.  ,  2026/3745 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/313 E., 2021/1542 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/524 E., 2020/339 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince "Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi" suçu yönünden doğrudan verilen 3000 TL adli para cezasına yönelik hükmün kesin olduğu ve CMK'nın 272/3. maddesi uyarınca istinaf kanun yolunun kapalı olduğu, sanık müdafiince de kesin karar yönünden istinaf yolu kapalı olduğunu belirterek kanun yararına bozma yoluna gidildiği ve istinaf dilekçesinde bu suç yönünden istinaf başvurusunun olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki aksi yönüdeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın temyiz aşamasında sunmuş olduğu 08.10.2024 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün belirtilen sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.