Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkumiyeti onarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından yapılan temyiz başvurularını kesinleşme nedeniyle incelemeyip iade etti.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararları, sanık müdafiinin bu suçlara ilişkin istinaf reddi ek kararını süresinde temyiz etmeyerek kesinleşmesini sağlaması nedeniyle yeniden incelemeye alınmayıp dosyanın iadesine karar verilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin suç kastı olmadığı, delil yetersizliği ve TCK 145in uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazları ise, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1879 E., 2025/2411 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli 2021/2726 Esas, 2021/2584 Karar sayılı kararıyla hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin anılan kararı tüm suçlar yönünden temyiz etmesi akabinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ek kararıyla iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanık müdafiine 07.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanık müdafiinin anılan ek kararı temyz etmeyerek ek kararın kesinleştiği, aynı konuda yeniden karar tesis edilemeyeceğinden kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, dosyanın isteme aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemedeBölge Adliye Mahkemesince, bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz isteminin, sanığın samimi beyanda bulunarak sadece iki paket sigara aldığını ifade ettiğine, suç kastı ile hareket etmediğine, sanığın zararı ceza evinde olmasından dolayı gideremediğine, atılı suçtan cezalandırılabilmesine yeterli, somut, inandırıcı delil bulunmadığına, TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, beraate karar verilmesi, aksi kanaat hâlinde ise sanık hakkında tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.