Şirket müdürü ve mirasçısı davacının, mirasın reddi ile zamanaşımı iddiaları çerçevesinde eski şirketin SGK prim borçlarından müşterek ve müteselsil sorumluluğu üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Eski şirket müdürü olan davacı, vefat eden eşinin mirasını reddetmiş olması ve borçların zamanaşımına uğraması nedenleriyle, aleyhine kamu kurumu tarafından başlatılan prim borcu takibinin iptalini talep etmiş; davalı kurum ise davacının yönetici sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu ve zamanaşımının oluşmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesinin önceki bozma kararına rağmen davayı tekrar reddetmesi üzerine, temyiz incelemesinde şirket yetkililerinin kamu alacaklarından müşterek ve müteselsil sorumluluğu, mirasın reddi hallerindeki sorumluluk kapsamı ve zamanaşımı kuralları ışığında, icra takibinin hukuka uygunluğu yeniden değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/193 E., 2024/65 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı asil dava dilekçesinde özetle; kendisi ve vefat eden eşi tarafından kurulmuş ... ... Ltd. Şti.'nin 18.03.2005-05.12.2010 tarihleri arası müdürü olduğunu, bu tarihte eşine devrettiğini, eşinin 06.06.2011 tarihinde vefat ettiğini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/744 Esas ve 2011/809 Karar sayılı kararı ile mirası reddettiğini, davalı kurum tarafından Kasım 1999 ile Aralık 2010 dönemleri arasına ilişkin aleyhine borçtan kaynaklı icra işlemi yapıldığını, belirtilen borcun zamanaşımına uğradığını, işlemlerin uzun bir zaman sonra yapıldığını ve faiz yönünden borcun arttığını beyanla takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı her ne kadar mirası reddetmiş olsa da şirket ortağı ve müdürü olması sebebiyle belirtilen dönemlere ilişkin sorumlu olduğunu, kendisine bu hususta gönderilen tebligatların yapılamamasından dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre ilanen tebliğ işleminin yapıldığını, borcun zamanaşımına uğramadığını, icra takibine yönelik işlemlerde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.2.Dairece; davaya konu borcun 18.03.2005 tarihi öncesi kısmı yönünden, yani 1999/11-18.03.2005 tarihi arası döneme ait borçlar yönünden borcun kaynaklandığı kişi ve varsa şirketler Kurum'dan sorularak bu dönemdeki borçların muris kocaya mı yoksa davacıya mı ait olduğu hususu açıklığa kavuşturulup davacının mirasçı sıfatıyla takibe tabi tutulduğunun anlaşılması halinde mirasın reddedildiği hususu da gözetilerek bir değerlendirmede bulunulmalıdır. 18.03.2005 tarihi sonrası borçlar yönünden ise muris kocanın sorumlu tutulup tutulmadığı, sorumlu tutulması halinde davacının muris kocaya ait borçlar nedeniyle mirasçı sıfatıyla takibe tutulup tutulmadığı Kurum'dan açıkça sorulmalı, Kurum tarafından bu amaçla icra takibine başlandığının anlaşılması halinde 18.03.20 05... /12. ay arası döneme ilişkin mirasçı olarak davacının sorumlu olduğu borç miktarının ne kadar olduğu belirlenip ayrıca mirasın reddedildiği hususu da gözetilerek bir değerlendirmede bulunulmalı ve çıkacak sonuca göre davacının sorumluluğuna hükmedilebilecek borç dönemleri yönünden zamanaaşımına ilişkin yasal mevzuat da göz önünde bulundurularak bir karar verilmelidir gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararİlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı asil sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde yer alan itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddelerinde düzenlenmiştir.506 sayılı Kanun'un 80. maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.Eldeki davada her ne kadar Mahkemece son bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davalı Kurum tarafından dava dışı ... Müh. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun kapsamında şirket müdürü olmasından ve ayrıca dava dışı ... İhsan Tataroğlu'nun varisi olması sebebiyle davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirlerinin 1999/11, 12, 2001/5-12. ayları arası, 2002-2008 yılları arası, 2009/1, 2, 3, 4, 9, 10, 11, 2 12... /1-12 ayları arası dava dışı ... Müh. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin Kurum borçlarına ilişkin olduğu, davacının dava dışı şirkette 18.03.2005-05.12.2010 tarihleri arasında şirket müdürü olduğu, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.08.2011 tarihli kararı ile davacının dava dışı şirket yetkilisi olan eşinin mirasını kayıtsız şartsız reddettiğinin hükme bağlandığı, söz konusu ödeme emirlerinin 30/12/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, söz konusu tebligat usulsüz olup davacının kuruma başvuru tarihi olan 19.12.2018 tarihi öğrenme tarihi kabul edilmek suretiyle borç dönemi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğu, buna göre davacının 2008 yılının 10. ayından itibaren prim borçlarından sorumlu olacağı ancak öncesindeki dönem yönünden prim borçlarının zamanaşımına uğradığı dikkate alınmaksızın davanın reddine dair karar tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.