İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, iş kazası kaynaklı rücuen tazminat davası nedeniyle sicilden terkin edilmiş şirketin ihyası talebini kabul ederek yeniden tesciline karar verdi.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumunun, bir iş kazası sonucu kurum alacağını tahsil etmek amacıyla açtığı rücuen tazminat davasında taraf olan ve tasfiyesini tamamlayarak ticaret sicilinden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyası talebi üzerine, devam eden dava nedeniyle şirketin yeniden sicile tescil edilmesinde haklı ve hukuki menfaatin bulunduğu kabul edilerek, terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmiştir.

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1479 Esas
KARAR NO : 2026/906
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 27/03/2026
KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... işçilerinden ... ... 09.10.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanması sonucu kurum zararının tazmini amacıyla .... İş Mahkemesi’nin 2024/... E. Sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açılmış olup, bu dosyada tasfiye halinde bulunan davalı şirketin ihyası için tarafımıza süre verildiğini, her ne kadar bahse konu şirket sicilden terkin edilmişse de sigortalımızın geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle kurumumuza olan borcu gözetilmeden terkin yapıldığını, şirketinin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu ihyası istenilen şirketin tasfiye sonucu terkin olduğu anlaşılmakla mahkememizin 23.07.2026 tarihli tensdip zaptı 4 nolu ara kararı uyarınca son tasfiye memuru ... davaya dahil edilmiştir.
Dahili Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve ... Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olup Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, ... Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazının incelenmesinde; dava konusu ...'nin ticaret sicil dosyasının gönderildiği, şirket tasfiyesinin sona erdiği 05.05.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu görülmüştür.
.... İş Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı SGK, davalı ... dava tarihi 10.08.2016 olduğu, kurum alacağına ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava, şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7/15. MADDE: "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK Madde 536- (1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.
(2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
(3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır.
(4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.
HMK Madde 320-(1) Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talep edilen davada ticaret sicil memurluğu ve şirketin tasfiye memuru davalı olarak gösterilmeli, davaya onların huzurunda bakılmalıdır. Dahili davalı ... ihyası istenen şirketin son tasfiye memurudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7. madde uyarınca şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakta ise de şirketin taraf olduğu derdest .... İş Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dava dosyası bulunduğu, davacının açmış olduğu davanın devam edebilmesi için sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu anlaşılmış bu nedenle şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasına kayıtlı iken terkin edilen ...'nin TTK 547.maddesi gereğince göre tüzel kişiliğinin .... İş Mahkemesi'nin 2024/... esas sayılı dosyasının takibi, sonuçlandırılması ve icrası ile sınırlı olmak üzere şirketin tüzel kişiliğinin ek tasfiyesi için tasfiye halinde yeniden ihyasına,
-TTK'nın 547/2. maddesine göre, davalı ...'nın (T.C....) ek tasfiye memuru olarak atanmasına,
-Kararın tescil ve ilanına,
-Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım konumunda bulunup, ihya nedenine göre kusuru da bulunmadığından yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuru ... üzerinde bırakılmasına,
2-Davacı harçtan muaf olmakla 732,00-TL başvuru harcı ve 732,00-TL peşin harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 1.112,80-TL yargılama giderinin davalılardan Murat Kaya'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”