İş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespiti ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talepli davada davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması.
Özet: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve bu orana göre gelir bağlanması talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerince hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle verilen ret kararlarının, Yargıtay tarafından, davacının işverenlere karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasının nihai çözümü için bu davanın elzem olduğu ve dolayısıyla davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/11261 E.  ,  2025/15407 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/241 E., 2024/445 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenlere ait iş yerinde çalışmakta iken iş kazası geçirdiğini, kaza olayı ile ilgili olarak müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla işverenlere karşı Van 2. İş Mahkemesinin 2016/39 Esas sayılı dava dosyası ile dava açtıklarını, müvekkilinin maluliyet oranının ... tarafından % 17 olarak belirlendiğini, ... Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile bu oranın aynı şekilde tespit edildiğini, Van 2. İş Mahkemesi'nin 2016/39 sayılı dosyasında yapılan incelemede son olarak Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan rapor ile müvekkilinin maluliyetinin % 13 olarak kesin şekilde tespit edildiğini, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli davanın görüldüğü Mahkemece kendilerine işveren ve ...'ya karşı maluliyet oranı tespiti ve tespit olunan oran üzerinden gelir bağlanması için dava açmak ve dava açtığına dair tevzi formunu mahkemeye ibraz etmek üzere bir aylık kesin süre verilerek, verilen kesin süre içerisinde ara karar yerine getirilmediği takdirde % 17 oran üzerinden bağlanan psd'nin hesaplanan tazminattan mahsup edilerek karar verileceğinin ihtar edildiğini belirterek açıklanan nedenlerle tüm bu sebepler dikkate alınarak müvekkilinin iş kazasından kaynaklı maluliyetinin tespiti ve bu orana göre gelir bağlanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili tarafından verdiği 20.02.2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının 21.05.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu mevzuat doğrultusunda ... ... Sağlık Sosyal Güvenlik ... Müdürlüğü'ne intikal edilmiş yapılan değerlendirmede 24.11.2017 tarih ve 07416 sayılı sağlık kurulu raporuna göre % 17 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 17 olarak değerlendirildiğini, davacıya tahsis işlemi yapılmak suretiyle sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, müvekkili kurumca davacı hakkında yürütülen iş ve işlemlerde mevzuata uygun olarak işlem tesis edildiğini, herhangi bir kanuna aykırılık ve usulsüzlük bulunmadığını belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili verdiği 21.02.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizin 2016/39 E. sayılı dosyasında Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan rapor ile ...'nın hazırlamış olduğu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik olduğunu ancak müvekkili şirket tarafından Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nca hazırlanan rapora karşı itirazlarının baki olduğunu, ilgili dosyada bu haklı itirazlarının giderilmemesi nedeniyle açılan işbu davayı kabul etmediklerini belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,davacının davalı işverenlere ait iş yerinde çalışmakta iken iş kazası geçirdiği ve bu olay ile ilgili olarak işverenlere karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığı, söz konusu davanın yargılama aşamasında davacının sürekli iş göremezlik derecesine ilişkin itiraz üzerine son olarak Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan rapor ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 13 olarak tespit edildiği ve davacıya iş bu davayı açması için süre verildiği anlaşılmaktadır. Davacının tazminat davasının sonuçlanması ve bunun sonucunda tazminat alacağını elde edebilmesi için, iş bu davanın davacının talebi gibi sonuçlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu davacının hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2024 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 21.05.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının % 17 olduğunun tespitine, davacının maluliyet oranı doğrultusunda 21.05.2015 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ATK raporuna göre davacının %13 oranında sürekli iş göremezlik oranının tespit edildiğini, %17 oranında bir tespitin söz konusu olmadığını, dosya kapsamında Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2023 tarih ve 2023/8097 Esas, 2023/10012 Karar sayılı ilamında özetle zikredildiği üzere "..davacının talebinin % 13 oranında iş göremezlik tespiti talepli olduğu, açılan tazminat davasına esas olmak üzere karar verilmesi gerektiği.." şeklindeki kararın içeriğine uymayan Yerel Mahkeme kararının çelişkili, yanılgılı bir değerlendirme ile verildiğini, ... ... Sağlık Sosyal Güvenlik ... Müdürlüğünün 24.11.2017 tarih ve 07416 sayılı sağlık kurulu raporuna göre % 17 oranında Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı (Sürekli İş Göremezlik Derecesi) %17 olarak değerlendirilmiştir. Dava dosyası kapsamında bulunan belgeler uyarınca "..adı geçenin hakkında daha önce tespit edilen %17 (yüzdeonyedi) MKGO'da bir değişiklik olmadığına, yardıma muhtaç olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine" hususlarının kesinliği ortada iken değişen bir durum olmadığına göre açılan davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek Yerel Mahkemenin kararının bozulması yönünde karar vermesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin ...Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da ...Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihi itibariyle %17 olarak belirlenip hüküm altına alınması hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Bozma öncesinde dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 31.03.2022 tarihli raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun muayene tarihi olan 25.10.2017 tarihi itibariyle %13'e düştüğü, bu tarih öncesinde ise Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 06.01.2016 tarih ve 46 sayılı Sağlık Kurulu Kararı'nda belirtilen %17 sürekli iş göremezlik oranının geçerli olduğu dikkate alınmadan karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.