Kadastro sonucu malik hanesi boş bırakılan taşınmazın, davacı ve murisinin 1953ten beri aralıksız zilyetliğiyle iktisap istemine ilişkin temyiz incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastroda malik hanesi boş bırakılan bir taşınmazın, davacı ailesinin 1953ten beri malik sıfatıyla kesintisiz zilyetliğinde olduğu iddiasıyla davacı adına tescili istemine dair olup; ilk derece mahkemesi, yaklaşık 60 yıllık zilyetlik ve yapılan imar uygulamalarını göz önüne alarak davayı kısmen kabulle taşınmazın davacının murisinin mirasçıları adına tesciline hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış; davalı hazine ise kararın hatalı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve incelemenin eksik olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1146 E., 2023/1321 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale Kadastro MahkemesiSAYISI : 2014/4 E., 2021/1 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 99... parsel sayılı taşınmaz, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.2. Davacı ... ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... Mahallesi 99... parsel sayılı taşınmazı 1953 tarihinden beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu, ancak taşınmazın mülkiyet hanesinin boş olarak davalı ibaresine yer verildiğini, bu hususta herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını ileri sürerek, taşınmazın hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştirII. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... Kırıkkale Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının tüm araştırmalara rağmen dosyanın elde edilemediği, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi arşivinin sel baskınında yok olduğunun bildirilmiş olduğu, mahallinde yapılan keşif sırasında yapılan fiili gözlemler, mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın yaklaşık 60 yıl süre ile davacı ve davacının babası ...'un hüküm ve tasarrufunda olduğunun, ...'un bu taşınmaz üzerine önce tek katlı küçük bir ev yaptığının, daha sonra ...'un vefatından sonra da davacı ...'un iki katlı bir ev yaptığının, babası ve babasından sonra kendisinin aralıksız ve nizasız kullandığının, bu yerde kimsenin hak iddia etmediğinin ve 1970'li yıllarda bu yerde imar uygulaması yapıldığının anlaşıldığı, teknik bilirkişiler, fen bilirkişilerin imar uygulamasından sonra taşınmazın aldığı şekil, yüzölçümleri ve yeni parsel numaraları hakkında ayrıntılı rapor düzenledikleri, tüm bu deliller ışığında dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önce kimler tarafından kullanıldığı ve kullanım sürelerinin tam olarak tespit edilemediği bu yönde hiçbir delile ulaşılamadığı, kadastro geçtiği sıralarda ise taşınmazı, davacı ...'in murisi olan ...'un kullandığı ve bina yaptığı, ölümünden sonra da oğlu davacı ...'un kullandığı, bu taşınmaz ile ilgili diğer ... mirasçıları arasında herhangi bir paylaşım yapılmadığı, dolayısı ile ... ...ve ...'un 1950'li yıllardan bu yana burayı malik sıfatı ile kullandıkları, davaya konu taşınmazların davacının murisi olan ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, eski 99... parsel (imar uygulaması sonucu 696 m²lik 21 65... parsel, 263 m²lik 21 68... parsel) sayılı taşınmazın davacı ...'un murisi olan, 22.11.2004 tarihinde vefat eden ... oğlu 09.07.1934 doğumlu ...'un 18.10.2011 tarihli Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamındaki hisseleri oranındaki mirasçıları adına tapuya tesciline, fen bilirkişilerinin 05.10.2020 tarihli raporunun karara eklenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine) karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, keşifte alınan beyanların soyut nitelikte olduğunu, zirai bilirkişinin raporunun taşınmazın niteliğini belirlemekten uzak olduğunu, hava fotoğrafı incelemesinin jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita bilirkişisi tarafından yapılmadığını, araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığını ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, malik hanesi boş bırakılan taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.