İptal edilen yaşlılık aylığı ve hizmet tespiti davasında, kamu düzeni gereği mahkemelerin resen araştırma yetki ve sorumluluğu ile eksiksiz inceleme zorunluluğu.
Özet: Yüksek mahkeme, emeklilik maaşı iptal edilen davacının hizmet tespiti talebiyle açtığı ve ilk derece mahkemesinin daha önce eksik araştırma gerekçesiyle bozulan karar sonrası yeniden davacıyı haklı bulduğu davayı incelerken, hizmet tespiti davalarının kamu düzeninden olup özel bir titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştır; bu tür davalarda tarafların sunduğu delillerle yetinilmeyip, mahkemece gerekli görüldüğünde kendiliğinden aktif araştırma yapılarak, işveren kayıtları, bordrolu tanıklar, önceki denetimler ve varsa işçilik alacakları dava dosyaları gibi kapsamlı kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5627 E.  ,  2025/15107 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/399 E., 2025/12 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacıya bağlanan yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren iptaline dair Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıklarının yasal faizleriyle birlikte ödenmesine, davacının davalı .... Taah. Gıd. İth. İhr. San. Tic. ve Ltd.Şti.’de 02.01.2009 - 28.02.2009 arasındaki hizmetinin fiili ve gerçek olduğunun tespiti ile buna bağlı olarak emekli aylığı almaya hakkı olduğunun ve davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ve yaşlılık aylığı almaya devam etmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın işbu davada ileri sürdüğü iddiaların mesnetsiz kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... öncelikle davacının davalı işveren tarafından bildirilen 12.01.2009 - 28.02.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin fiili olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hükmün eksik araştırmaya dayandığı görülmektedir. Davacının şoför olarak çalıştığı, çalışanları ve malzemeleri şantiyeye götürdüğü beyan edilmekle, davacı tarafından kullanılan araçta davacı adına düzenlenmiş trafik cezası bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacının da malzeme ve işçi götürdüğü inşaatların adresleri sorularak davalı adına kayıtlı bu iş yerlerine ait bordrolu tanıklar dinlenmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kabulüne şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yanlış hukuki değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurumca iptal edilen hizmetlerin tespiti, yaşlılık aylığının bağlanması ve davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Davacı, 2...8 tahsis numarası ile 01.09.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ... sicil sayılı iş yerinin sahte tescil yaptırdığı ve bu bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğine dair denetmen raporu uyarınca .... Taah. Gıd. İth. İhr. San. Tic. ve Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde 02.01.2009 - 28.02.2009 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin iptal edildiğini belirterek davacının davalı .... Taah. Gıd. İth. İhr. San. Tic. ve Ltd. Şti.'de 02.01.2009-28.02.2009 arasındaki hizmetinin fiili ve gerçek olduğunun ve buna bağlı olarak emekli aylığına hak kazandığının, davalı kuruma borçlu olmadığının, yaşlılık aylığı almaya devam etmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İnceleme konusu davada Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla, davacının bildirimlerinin iptal edildiği 02.01.2009-28.02.2009 tarihleri arasındaki dönemde bildirimleri olup hizmetleri iptal edilmeyen bordro tanıklarının tespit edilip dinlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.