Hazinenin orman veya tescil dışı bırakma iddiasıyla açtığı zilyetlikle kazanılmış taşınmaz davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddini onayan kararına temyiz.
Özet: Davacı Hazinenin, davalılar adına zilyetlikle tescil edilen taşınmazın orman niteliğinde olduğu veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı iddiasıyla tescilin iptali ve Hazine adına tescil talebi, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince yapılan detaylı incelemeler, bilirkişi raporları ve 1956 yılından itibaren çekilen hava fotoğraflarıyla taşınmazın kadim tarım arazisi vasfında olduğu, uzun yıllardır tarım amaçlı kullanıldığı ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/426 E.  ,  2026/3071 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1825 E., 2025/2730 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/248 E., 2025/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1....Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 57... parsel sayılı 543,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde;...) Mahallesi 3 57... parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesi ile tescil harici bırakıldığını, zilyetlik süresinin orman tahdidinin aplikasyonunun kesinleşme tarihi olan 09.06.1993 tarihinden başlaması gerektiğini, taşınmazın 29.07.1980 onay tarihli ... kapsamında kaldığını, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağını ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2020/226 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararı ile taşınmazın imar planına alınmadan önce üzerinde zilyetlik kurulduğu ve kazanım şartlarının oluştuğu, davalı tarafın eklemeli zilyetlikle 1980 yılından önce 20 yılı aşkın bir süredir tarım amaçlı kullanılan bir taşınmazı edindiği ve zilyetliğinin devam ettirdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, 3 57... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; karara karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2024 tarihli ve 2022/1736 Esas, 2024/1311 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma ilamı sonunda beyanda bulunması için Hazine vekiline süre verildiği, rapora itiraz dilekçesi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, mevcut delil durumuna göre, raporun dosya bütünüyle ve somut verilerle uyumlu olduğu, raporda usul ve kanuna aykırı bir tarafa tesadüf edilmediği, ek rapor alınmasına ya da yeni bir heyetten rapor alınmasına gerek olmadığına karar verildiği, bilirkişi raporlarında değerlendirilen hava fotoğrafı ve ortofoto görüntülerinde taşınmazda 1956, 1968, 1970, 1972, 1976, 1985, 1992, 2006, 2013, 20 17... yıllarında ziraat yapıldığının tespit edildiği, taşınmazın imar planına alınmadan önce üzerinde zilyetlik kurulduğu ve kazanım şartlarının oluştuğu, davalı tarafın eklemeli zilyetlikle 1980 yılından önce 20 yılı aşkın bir süredir tarım amaçlı kullanılan bir taşınmazı edindiği ve zilyetliğinin devam ettirdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, 3 57... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3 57... parsel sayılı taşınmazın yörede yapılan tüm orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı, taşınmazın 1980 tarihli nazım imar planı içerisinde kaldığı, bilirkişi raporuna ekli hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın 1956 yılından beri tarla olarak kullanıldığı, taşınmazın imar ve ihya edilecek yerlerden olmayıp, kadim tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarıın oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde; 1949 yılında yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu 1993 tarihinde kesinleştiğinden davalının 1993 tarihine kadar sürdürdüğü varsa bile zilyetliğinin hukuki sonuç doğurmayacağını, 1982 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu alanın tespit dışı bırakıldığını, varsa bir zilyetliğin bu tarihten başlaması gerektiğini, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğinde kullanılıp kullanılmadığı hususunda inceleme ve araştırma yapılmadığını, bu nedenle raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen zilyetlikle edinebilecek taşınmaz miktarının belirlenmediğini, dava konusu taşınmazın eğiminin tespit edilmediğini, eğiminin %12'den fazla olduğunun tespit edilmesi halinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacak yerlerden olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın 29.07.1980 tarihinde onaylanan 1/50000 ölçekli ... sınırları içerisinde, 15.06.2009 tasdik tarihli 1/100000 ölçekli ..n Alanı” lejantında, 14.06.2002 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli ...lejantında kaldığını, ayrıca taşınmazın mübadeleye tabi ...kalan yerlerden olması nedeniyle zilyetlikten iktisap edilemeyeceğini, Mahkemece bilirkişi raporuna itiraz ve beyanda bulunma imkânı tanınmadan, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan usul ve kanuna aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.