Uygulama kadastrosu sonucu taşınmaz yüzölçümünün azaldığı iddiasıyla açılan iptal davasında, önceki mahkeme kararları temyiz incelemesiyle onandı.
Özet: Davacı tarafından, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda taşınmazının yüzölçümünün azaldığı iddiasıyla açılan tespit iptali davasında, ilk derece mahkemesi, önceki kadastroda mevcut olan hatalı ölçümlerin güncelleme kadastrosu ile düzeltildiğini ve yüzölçümü farkının bu düzeltmeden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar vermiş; davacının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda ise bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/1510 E.  ,  2026/2215 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/926 E., 2024/1906 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/92 E., 2023/32 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince uygulama kadastro çalışmaları sonucunda, kendisine ait ...Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 820 parsel yeni 1 50... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, uygulama kadastrosu çalışmasının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... kök 256 parselin bu kadastro çalışması sonunda davasız ve itirazsız olarak kesinleştirilip 29.950 m² olarak tapuya kaydedildiği, 1992 yılında 820, 821, 8 22... parsellere ayrıldığı, davaya konu taşınmazın 8.043 m² olarak tapuya kaydedildiği, kök parselin doğu sınırının tesis kadastrosu sırasında hatalı ölçülerek paftaya aktarıldığı, bu hatalı pafta üzerinden ayırma işlemi yapıldığı, bu sebeple taşınmazın yüzölçümünün hatalı hesaplandığı, güncelleme kadastrosunda bu hataların düzeltildiği ve yüzölçümünün de düzeltilen hale göre hesaplandığı, bundan dolayı taşınmazın tapuda kayıtlı yüzölçümüne göre güncelleme kadastrosunda tespit edilen yüzölçümünün azaldığı, güncelleme kadastrosunda hata olmadığı ve bu durumu 1975, 19 98... tarihli hava fotoğraflarının da doğruladığı ..." gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.