3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosuyla taşınmaz yüzölçümünün azaldığı gerekçesiyle açılan kadastro çalışmasının iptali davasında, ilk ve bölge adliye mahkemelerinin red kararlarının temyizen hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Kadastro çalışması sonucunda taşınmazının yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek uygulama kadastrosunun iptalini talep eden davacının talebi, yüzölçümü azalmasının eski hatalı ölçümlerin düzeltilmesinden kaynaklandığı, güncelleme kadastrosu ile tesis kadastrosunun uyumlu olduğu ve mevcut delillerle doğrulandığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince reddedilmiş, bu ret kararı istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda da usul ve yasaya uygun bulunarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/778 E., 2024/1644 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/25 E., 2023/17 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince uygulama kadastro çalışmaları sonucunda davaya konu eski 1238 parsel, yeni 1 30... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, uygulama kadastrosu çalışmasının iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davaya konu Hazineye ait 1 30... (eski 1238) parselin Koçarlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1977/97 Esas ve 1978/254 Karar sayılı kararına dayanarak 1979 yılında Hazine adına 15.088 m² olarak, zeytinlik vasfıyla tescilinin yapıldığı, köşelerinin takeometrik olarak ölçülüp yüzölçümünün planimetre ile hesaplandığı; parselin kuzey batı köşesinde ve güney doğu sınırında 759 parselle olan sınırında tersimat hatası yapıldığı; parselin tesciline dayanak bilirkişi krokisinde kesik ölçülerde hata yapıldığı parselin batı ve güney yönünden güney batı yönüne doğru kaydırıldığı, poligon ölçülerinde açı ve mesafe hataları yapıldığı; zeminde poligon noktalarının olmaması nedeni ile hatanın tam olarak ne kadar olduğunu belirlemenin mümkün olmadığı; taşınmazın tescil yüzölçümüne göre güncelleme kadastrosunda yüzölçümünün azalmasının yukarıda anlatılan hataların düzeltilmesinden kaynaklandığı; davaya konu taşınmazların güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu; bu uyumun 1959, 19 64... tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortafolar tarafından da doğrulanıp, belgelendiği; güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı...." gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.