Yargıtaydan, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin tanık dinleme usulü ve etkin pişmanlık hükümleri değerlendirilmediği gerekçesiyle bozulması kararı.
Özet: Bu kararda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, yargılama sürecinde suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğindeki tanığın doğrudan sanığın huzurunda veya yasal usullere uygun olarak dinlenmeyip yalnızca ifadelerinin okunması suretiyle karar verilmesi ile sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında atılı suçu kabule yönelik ifadeleri, kod adı kullandığını ikrar etmesi ve örgüt içerisinde tanıdığı kişilere ilişkin bilgiler vermesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının değerlendirilmemesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulmuş ve davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/9090 E.  ,  2026/4220 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/413 E., 2022/94 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/454 E., 2020/2 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, TMK'nın 5, TCK'nın 62/1, 53-1-2-3, 58/7-9, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık Ahmet Mustafa A.'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında atılı suçu kabule yönelik bir kısım beyanlarda bulunan, kod adı kullandığını ikrar eden, kendisini örgüt evine yerleştiren kişi ve örgüt içerisinde tanıdığı bazı kişilere ilişkin bilgi veren sanığın ifade ve savunmaları dikkate alınıp, hakkında TCK'nın 221/4-221'nci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.