Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından istinafça reddedilen temyiz başvurularını inceleyerek hükümlerin onanmasına hükmetmiştir.
Özet: Sanıklar hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara karşı yapılan temyiz incelemesinde, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden hükmedilen cezaların miktar ve türleri gereği temyiz yolu kapalı olduğundan bu suçlara ilişkin temyiz istemleri reddedilmiş; hırsızlık suçu yönünden ise yapılan esastan incelemede ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarında herhangi bir hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığı tespit edildiğinden sanık müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3552 E.  ,  2026/11138 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2608 E., 2023/2915 K.
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanıklar müdafilerinin istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname 'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafıinin temyiz isteminin "suç işleme kastının bulunmadığına, sanığın samimi ikrarda bulunmasına rağmen almadığını kabul etmediği eşyalar hakkında da hırsızlıktan hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna"; sanık ... müdafıinin temyiz isteminin "suçun sübutuna, eksik araştırma yapıldığına, lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı hükümler kurulduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafılerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.