Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını eksik araştırma, tanık dinleme ve ek belge toplama gerekliliğiyle bozarken, karşı oy delillerin yeterli olduğunu belirtmiştir.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki istinaf kararı, sanığın beyanlarında geçen kişilerin tanık olarak dinlenmemesi ve örgütle ilgili kolluk kayıtlarının araştırılmaması gibi eksik soruşturma nedenleriyle oy çokluğuyla bozulmuş, dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiş; karara, mevcut delillerin mahkumiyet için yeterli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2025/5753 E.  ,  2026/4647 K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN;
    AHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
    SAYISI : 2025/273 E., 2025/477 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2024/70 E., 2025/51 K.
    SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Sanığın avukat huzurunda emniyet ve savcılık beyanlarında belirttiği kardeşi Mohammed Mohammed, babası Mustafa ve Ömer Seydo isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda dinlenmeleri ile kolluk kuvvetlerine müzekkere yazılarak sanık hakkında örgütle ilgili herhangi beyan veya belge bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK 104/3. maddesi gereğince tahliye talebinin reddine, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2024 tarih, 2024/46456 sorusturma ve 2024/10979 esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2025 tarih, 2024/70 esas ve 2025/51 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş bu karara yönelik sanık müdafiisince istinaf basvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.03.2025 tarihli, 2025/773 esas ve 2025/477 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı sanık müdafiisince yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2025 tarihli ve 2025/49248 sayılı "onama" istemli tebliğnamesi üzerine Dairemizce yapılan müzakere sonucu eksik araştırma ile karar verildiğinden bahisle verilen bozma kararına "kararın onanmasına karar verilmesi" düşüncesiyle aşağıdaki gerekçe nedeniyle katılmamaktayım, şöyle ki:
    Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeligi için yeterli değildir. (Evik, Cürüm islemek için örgütlenme, syf. 383 vd).
    Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldıgı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydıgı fiilleri islemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç islemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç islemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm Islemek Için Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
    Dosya kapsamına göre Kolluk kuvvetlerince yapılan çalısmalarda; PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdigi açık kaynaklar üzerinde tespit edilen ve fotograflardan sanık ...'ın örgüt içerisinde yer aldığına dair bilgiler elde edilmesi üzerine yapılan soruşturmada bilgilerle uyumlu şekilde sanığın soruşturma aşamasında 17.12.2023 tarihli avukat eşliğinde alınan savunmasında 2011 yılında Seyhmaksut köyünden tanıdıkları ... ile tanımadığı bir şahsın silahlı ve teçhizatlı olarak evlerine gelerek babasından çocuklarının YPG'ye katılmasını istediklerini, bölgede güçlü olmalarından korktugu için kendisinin ve kardeşi ...'ın YPG'ye katılmasına göz yummak zorunda kaldıgını, kendisine Bozo kodunu verdiklerini, nöbet tutma görevi verildigini, mahallede 8 kişilik gruplar halinde geceleri kardeşi Muhammed Mohammad ile nöbet görevi ifa ettiklerini, nöbetteki görevinin köye yaklaşan veya değişik sıfatlarla köye gelen yabancı şahısları yaşları kendilerinden büyük olan silahlı teçhizatlı örgüt mensuplarına bildirmek olduğunu, nöbet görevinin yaklasık 1 ay sürdüğünü ifade ederek teşhislerde bulunduğu, 18.12.2023 tarihli savcılık huzurunda alınan ifadesinde de kollukta verdigi ifadesini tekrar ettiği gözetildiginde, örgüte katılım saglayarak kod adı alan ve bir ay gibi bir süre nöbet tutarak örgüte bilgiler verdigi anlasılan sanıgın örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı da gözetildiginde, hakkında belirleyici delil niteliginde olmayan tanık beyanı ile eksik araştırma ile bozma kararı verilmesi yerinde değildir.
    Bu itibarla sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.