Silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasında ankesörlü/sabit hat aramalarının detaylı HTS analizi ve ilgili kişilerin ifadelerinin alınması zorunluluğu.
Özet: Bir askerin silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın temyiz incelemesinde, örgüt içi gizli iletişimi sağladığı iddia edilen ankesörlü telefon aramalarıyla ilgili ilk derece mahkemesi incelemesinin yetersiz olduğu tespit edilmiş olup, bu aramaların niteliği, ardışıklığı, süresi, farklı ankesörlerden yapılıp yapılmadığı gibi hususlarda detaylı bilirkişi incelemesi yapılması, ilgili HTS kayıtlarının eksiksiz getirilmesi, ardışık aranan diğer şahısların kimlik tespiti, haklarındaki soruşturmaların araştırılması ve gerekli görülürse tanık olarak dinlenmeleri ile sanığın adının örgüt belgelerinde geçip geçmediğinin araştırılması gerektiği belirtilerek daha kapsamlı bir soruşturma ve delil toplama yoluna gidilmesi istenmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/1352 E.  ,  2026/3722 K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : 2020/534 E., 2021/1564 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2019/131 E., 2020/110 K.
    SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53,58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilenmahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
    Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvurarının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
    Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    1.a. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
    Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM şube müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler - dosyada tanık olarak dinlenenler dışında- hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
    b. Dosyadaki mevcut raporda; sanıkla birlikte ardışık arandığı belirlenen ancak tanık olarak dinlenilmeyen Ramazan K. ve Sinan Ö. hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda okunması, şahısların gerektiğinde mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
    2. Sanığın .../PDY askeri yapılanması kapsamasında ele geçen ve askeri yapılanma çalışmalarını raporlayan bilgi ve belgelerde adının bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili birimlerden sorulması, şayet var ise buna ilişkin belgelerin ilgili birimlerden istenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması,
    3. İstinaf kanun yolu aşamasında, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2021 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen ankesör/sabit hat aranmasına ilişkin bilgi ve belgeler ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2022 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen KYOK ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda ayrı ayrı okunması, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü KOMBİS ve TEMBİS veri bankası ve ... veri havuzu içeriğinde ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından yeniden araştırma yapılıp sanık hakkında dosya kapsamı dışında herhangi bir beyan olup olmadığının belirlenmesi, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.