Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, marka hakkına tecavüz davasında davalının istinaf başvurusunu, davacı markalarının önceliği nedeniyle reddederek ilk derece kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescilli markalarına davalının benzer logo ve ibare kullanarak tecavüz ettiği iddiasıyla açılan dava sonucunda, ilk derece mahkemesinin davayı kabul ederek tecavüzün kaldırılmasına ve kararın ilanına hükmetmesini, davalının ise kendi tescilli markası olduğunu ve iltibas bulunmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmesini, istinaf mahkemesinin ise ilk derece kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığını ve davacının marka başvuru tarihlerinin davalının markasından önce olması sebebiyle davalı savunmasının geçersizliğini belirterek istinaf incelemesini yapmasını konu almaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1197 KARAR NO : 2026/1528T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 04/04/2024NUMARASI : 2023/363 E. - 2024/163 K.DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüz Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2024 tarih ve 2023/363 E. - 2024/163 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili Kurumun 91/003010, 2009/03281, 2010/31025, 2010/31026, 2010/31027, 2010/31028, 2011/93803, 2011/93804, 2013/52156 ve 2013/62596 tescil numaraları ile kayıtlı markaları bulunduğunu, davalının, içinde boynuzlu büyükbaş hayvan kafası figürü ve ... ibaresi bulunan dairesel şekilli logo ile birlikte “...” ifadesini kullandığını, özellikle tabeladaki renk tercihi ve yazı karakteri ile şekilli logonun tüketiciler nezdinde iltibasa yol açtığını, müvekkili adına tescilli olan markayla görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığının tespit edildiğini, bunun üzerine şikayette bulunulduğunu, soruşturma neticesinde işyerinin yetkilisi ... hakkında Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2021/255 esasında marka hakkına tecavüzden bahisle kovuşturma açıldığını, ceza davasının (HAGB) kararı ile nihayete erdiğini, bu kararın kesinleştiğini, davalının bu kullanım şekli ile kaçınılmaz olarak tüketicileri yanılttığını, müvekkili ile aynı emtia sınıfında ticari faaliyet gösteren davalıya ait işyerindeki ihlallerin bir bütün olarak marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığını, davalının, 2021/18154 sayılı markasını müvekkilinin marka tescillerinden ve 30/07/2020 tarihli suç duyurusundan sonra tescil ettirmiş olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz teşkil eden tüm ihlallerin hükmen kaldırılmasına, kesinleşen kararın masrafları davalıya ait olmak üzere tamamen veya özet olarak günlük gazete veya benzeri vasıtalarla ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, “...” ibaresinin işyeri tabelası üzerindeki kullanımının davacıya ait markalarla herhangi bir iltibas oluşturmadığını, tabelada kullanmakta olduğu ibarenin 2021/18154 sayı ile 35. Sınıfta tescilli olduğunu, “...” ibaresinin hem kendi adına tescilli markasında yer aldığını ve jenerik bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bahse konu kullanımlarının, davacı adına 2013/52156 sayılı ve “... ...” ibareli ve 2013/62596 sayılı ve “...” ibareli tescilli olan markalarından doğan haklara tecavüz oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı tescilli marka hakkına davalı tarafından yapılan ve tecavüz teşkil eden tüm ihlallerin kaldırılmasına, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın ulusal çapta yayın yapan üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu “...” ibaresinin işyeri tabelası üzerindeki kullanılmasının davacıya ait markalarla herhangi bir iltibas oluşturmadığını, tabelada kullanılan ibarelerin 2021/18154 sayı ile 35. sınıfta tescilli olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davacının markasında yer alan ''...'' ibaresinin özel bir zihni çabaya mahal vermeden, mal ile sıkı ilişki sebebi ile malın belli bir özelliğine ve ağırlıklı olarak satılan ürünleri tanıtmaya yönelik olup malın cins ve çeşit amacını göstermeye yönelik esas unsur olarak kullanıldığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, mahkemece keşif talebi kabul edilmeyerek davacı tarafça sunulan belgeler üzerinden hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün kaldırılması, ilan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markalarının başvuru tarihlerinin davalının sahip olduğu markadan önce olması nedeniyle davalının sahip olduğu 2021/18154 sayılı ve “... ...” ibareli marka savunma gerekçesi olarak sunulamayacağı, diğer yandan, davalının markasal kullanımının “... ...” şeklinde olduğu, davalının tescilli markasında yer alan “...” ibaresinden ziyade “...” ibaresinin kısaltması olan “...” şeklinde kullanıldığı, davalının kullanımı ile davacıya ait 2013/52156 sayılı ve “... ...” ibareli ve 2013/62596 sayılı ve “...” ibareli markalar arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026 Başkan... Üye... Üye... Katip...