1971de çalılık olarak kadastro dışı bırakılan arazide zilyetlikle tescil taleplerinin, imar planının iktisabı engellemesi nedeniyle reddi.
Özet: 1971 yılında kadastro dışı bırakılan çalılık arazinin tescili için açılan davalarda, ilk derece mahkemesi bazı zilyetlik iddialarını kabul etmişken, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın 1980de imar planına dahil edilmesi ve bu tarihten önceki zilyetlik süresinin taşınmazların iktisabı için kanunen aranan süreyi doldurmaması nedeniyle, imar planı sonrası zilyetliğin hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığına ve zilyetliğe dayalı tescil taleplerinin reddedilmesi gerektiğine karar vererek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2333 E., 2024/2035 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2011/629 E., 2022/117 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde arazi kadastro çalışmaları 1971 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz bölümleri çalılık olarak tapulama harici bırakılmıştır.2. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyünde olup da dilekçesinde sınırlarını açıklamış olduğu çalılık olarak kadastro harici bırakılan alanın, eski tapu kaydına bağlı olarak ...ya ait olduğunu, revizyon görmemiş alanlar içerisinde kalan bu taşınmazın kadastro geçerken fark edilmediğini, ... mirasçılarının yaptığı rızai taksimle de bu taşınmazın ... varisleri adına kaydedilmesinin gerektiğini, müvekkilinin de ...nın tek mirasçısı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen (2014/777 Esas sayılı) davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl dava dosyasına konu yerin gerçekte müvekkilinin zilyetliği altında olduğunu, 30 yılı aşkın süredir bu yerin müvekkili tarafından tarla olarak ekilip biçildiğini ileri sürerek, asıl davada tescili istenilen yerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen (2013/100 Esas sayılı) davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu taşınmazın 3-4 dönümlük kısmının, yaklaşık 15 yıldır müvekkili tarafından ekilip biçildiğini ileri sürerek, asıl davaya konu edilen tescil harici bırakılan yerin bir kısmının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 5. Birleşen (2015/86 Esas sayılı) davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davada tescili istenen taşınmazın 9.077,31 m² miktarındaki kısmının, müvekkili tarafından eklemeli zilyetlik yoluyla 40 yıldan beri nizasız fazılasız malik sıfatıyla kullanıldığını ileri sürerek, bu bölümün müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar Hazine, ..., ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada dava değeri dikkate alınarak hesaplanan eksik harcın verilen süre içerisinde davacı tarafından yatırılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve sonrasında asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen (2014/777 Esas sayılı) davada...tarafından açılan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına, birleşen (2013/100 Esas sayılı) davada ... tarafından açılan davanın ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne, 13.01.2021 tarihli rapor ekindeki krokide (E) harfi ile gösterilen 4.017,06 m²lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline, birleşen (2015/86 Esas sayılı) davada ... tarafından açılan açılan davanın ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne, 13.01.2021 tarihli rapor ekindeki krokide (C) harfi ile gösterilen 8.975,58 m²lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl davada İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu birleşen 2013/1 00... /86 Esas sayılı davalar yönünden ise "dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının 1971 yılında yapıldığı, yapılan bu çalışmalarda dava konusu taşınmazların çalılık olarak tespit harici bırakıldığı, dolayısıyla taşınmazların imar-ihyayı gerektiren yerlerden olduğu, zilyetlik süresinin en erken tescil harici bırakılma tarihinden itibaren başlatılması gerektiği karşısında davacıların zilyetlik sürelerinin en erken 1972 yılında başladığının kabulü gerekeceği, dava konusu taşınmazların bulunduğu ... köyünün 29.07.1980 tarihinde İmar ve İskan Bakanlığınca onaylanan 1/50.000 ölçekli ... Alan Nazım Planında kaldığı, hal böyle olunca, dava konusu taşınmazlara ilişkin zilyetlik süresinin, taşınmazların imar planına alındığı tarihe kadar iktisap olanağı sağlayacak süreye kavuşmadığı, imar planına alındıktan sonra geçen zilyetlik süresinin de herhangi bir geçerliliği bulunmadığı halde birleşen davaların reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine, ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davaların esası hakkında hüküm kurulması suretiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen (2014/777 Esas sayılı) davanın açılmamış sayılmasına, birleşen (2013/100 Esas sayılı) ve birleşen (2015/86 Esas sayılı) davaların ispatlanamaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Birleşen (2013/100 Esas sayılı) davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu yeri...'dan 1990 yılında satın aldığını, ...'nın ise bu yeri 1950 yıllarından itibaren kullanmaya başladığını, dava konusu yerin 1950 yılından bu yana ihya ve imar edilmiş olarak kullanıldığını ve müvekkili lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Birleşen (2015/86 Esas sayılı) davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin 1972 yılında kadastro tespitinde çalılık vasfında değerlendirilmiş olsa da, zilyetliğin kadastro tespitinden çok daha önce başladığını, davaya konu taşınmazın zilyetliğini devreden Bahattin Durukan'ın davaya konu araziyi tarım yapmak üzere imar ve ihya ederek 1955 yılından itibaren malik sıfatıyla kullanmaya başladığını, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetin kazanılması şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.