Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İngilizce öğretmeninin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne organik bağ ile üyelik suçundan, çeşitli ve yoğun örgütsel faaliyetleri nedeniyle mahkumiyetini onadı.
Özet: Bu hukuki metin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, silahlı terör örgütüyle bağlantılı eğitim kurumlarında görev yapma, iltisaklı sendikaya üyelik, örgüt liderinin çağrıları üzerine finansal destek sağlama ve örgütsel toplantılarda kullanılmak üzere örgütsel materyal bulundurma gibi süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemleriyle örgüt hiyerarşisine organik bağla dahil olduğu iddia edilen sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetinin onanması gerektiğini belirten bir önceki Yargıtay Daire kararının kaldırılmasına yönelik itirazını değerlendirmektedir.
3. Ceza Dairesi         2025/8351 E.  ,  2026/3817 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/221 E., 2021/575 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/6 E., 2019/212 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 20.10.2025 tarihli ve 2022/38352 esas, 2025/24404 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve 3-2021/82411 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Dosya kapsamına göre İngilizce öğretmeni olan sanığın, yüksek öğrenimini Kazakistan ülkesinde tamamladıktan sonra örgütün eğitim kurumlarında örgüt içi tayine tabi olarak 2000-2009 yılları arasında Kazakistan ülkesinde bulunan okullarda, 2008 yılında Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra 2009-2016 yılları arasında .../PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı sebebiyle kapatılan eğitim kurumlarında çalışması, terör örgütü ile iltisakı sebebiyle kapatılan ... Eğitim İş Sendikasına üyelik kaydının bulunması, kullanımında olan www.....com/hekinci74 URL uzantılı sosyal medya hesabından .../PDY silahlı terör örgütünün çeşitli organizasyonlarını takip etmesi, örgüt liderinin ... destek olunması çağrıları üzerine, birinci ve ikinci talimata dönemlerinde 23.01.2014 tarihde ...Bank'tan "20.000,00" TL ve 12.09.2014 tarihinde ...'tan "30.000,00" TL bireysel ihtiyaç kredileri çekerek "322320" müşteri numaralı ... hesabına yatırması, dijital inceleme raporuna göre .../PDY liderine ait olduğu değerlendirilen çok sayıda (Yaklaşık 700 Adet) elektronik kitabı örgüte duyduğu sempatiden ziyade, görevi gereği terör örgütüne üye kazandırmak ve örgütün ideolojisini güçlendirmek amacıyla sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantılarında kullanmak için depolaması şeklinde sübut bulan ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen eylemlerini örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonrada devam ettirmesi, sosyal konumu ve eğitim düzeyi gözetildiğinde; bu eylemlerin örgütün hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilk ve yoğunluk içerdiği anlaşılmakla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Dairemizin 20.10.2025 tarihli ve 2022/38352 esas, 2025/24404 karar sayılı ilamının kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2020/221 esas, 2021/575 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf isteminin esastan reddine dair kararın onanmasına karar verilmesine ilişkindir
II. İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yazısı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (toroslu özel kısım syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf. 28, özgenç genel hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre, .../PDY terör örgütü liderinin talimatı üzerine örgüte yardım amacıyla örgüt liderinin Bank Asyaya destek olunması çağrıları üzerine, birinci ve ikinci talimat dönemlerinde 23.01.2014 tarihde ING Bank'tan "20.000,00" TL ve 12.09.2014 tarihinde Finans Bank'tan "30.000,00" TL bireysel ihtiyaç kredileri çekerek "..." müşteri numaralı Bank
Asyadaki hesabına yatırmaktan ibaret eylem ve faaliyeti haricinde eylemi bulunmayan sanığın, bu eylem ve faaliyetinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, anılan eylemlerin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçe ile kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ değişik gerekçe ile oy birliğiyle KABULÜNE,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.10.2025 tarihli ve 2022/38352 esas, 2025/24404 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.