Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, marka tescil başvurusunun kısmen reddine ilişkin YIDK kararının iptali talepli istinaf davası incelemesi.
Özet: Davacı şirketin marka başvurusunun kısmen reddedilmesi ve bu ret kararına ilişkin YIDK itirazının da olumsuz sonuçlanması üzerine açılan bu istinaf davasında, davacı YIDK kararının iptali ile markasının tescilinin devamını talep ederken, kendi markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve dünya genelinde tescilli olduğunu iddia etmiş; davalı şirket ise kendi markasını 1995ten beri Türkiye ve uluslararası alanda aktif olarak kullandığını, davacının iddialarının önceki eylemleriyle çeliştiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi, marka işaretleri ile mal/hizmetler arasında yüksek benzerlik tespit ederek, itiraza konu markanın belirli emtialar için kullanım ispatı dönemini ve sonuçlarını değerlendirmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1199 - 2026/1534
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1199
KARAR NO : 2026/1534
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2024
NUMARASI : 2023/50 E. - 2024/106 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2024 tarih ve 2023/50 E. - 2024/106 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava konusu marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketin başvuruya itiraz ettiğini, itirazın kabul edilerek müvekkilinin markasının kısmen reddedildiğini, bu karara itiraz ettiklerini, ancak dava konusu YİDK kararıyla bu itirazın reddedildiğini, oysa müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, markanın dünyanın çeşitli ülkelerinde tescilli olduğunu, davalının markalarının farklı mahkeme kararları ile iptal/hükümsüzlüğüne karar verildiğini ileri sürerek YİDK'nın 2022/M-16894 sayılı kararının iptali ile kısmen reddedilen yönünden marka tescilinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin son marka tescilinden 4,5 yıl sonra huzurdaki davayı açtığını, davacı ile 2014 yılından bu yana karşılıklı davalarının bulunduğunu, müvekkili şirketin 1995 yılından beri Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösterdiğini ve birçok medikal cihazın satışını gerçekleştirmekte olduğunu, ... markasının ilk olarak 2002 yılında tescil edildiğini, markanın müvekkilince aktif olarak satış markası olarak kullanıldığını, müvekkilinin çok uzun süredir tescilli ... markasını kullandığını bilmesine rağmen hakkaniyete aykırı olarak marka hakkını kullanmasına engel olmaya çalışanın davacı olduğunu, müvekkilinin 1995 yılından tescil tarihine kadar geçen sürede de ... markasını hem ticaret unvanı hem de marka olarak kullandığını, davacının müvekkiline karşı ilk davasını 2015 yılında açtığını, 1991’den beri kullanım iddiasının bu iddia ile çelişmekte olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ret gerekçesi markalardan 2002 01147 sayılı markanın, Kurum tarafından sadece 5 ve 25. Sınıflar yönünden dikkate alındığı, dava konusu mal ve hizmetlerle 2014 110358 sayılı marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin ayniyeti nedeniyle, 2002/01147 sayılı markanın mal ve hizmetlerinin de sonuca etkisi olmadığı, davada, hem marka işaretlerinin yüksek düzeyde benzer, hem de mal ve hizmetlerin aynı / aynı tür olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihinin 25.01.2021 olduğu, bu durumda, kullanımın ispat edilmesi gereken dönemin 25.01.2016 – 25.01.2021 tarihleri arası olduğu, itiraz gerekçesi 2002 01147 sayılı markanın kullanım ispatı talep edilen mallar olan, 09. sınıfta yer alan; “Bilim ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri; bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar, kulaklıklar; Sesin yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar, bilgisayar çevre donanımları; Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar.” Emtiaları, 10. sınıfta yer alan “Cerrahi ve tıbbi cihazlar, aletler, araç ve implantlar; yapay uzuvlar ve gözler; ortopedik ürünler; sütür materyalleri; işitme implantları, koklear implantlar, orta kulak implantları, beyinsapı implantlar, kemik iletim implantları, işitme cihazları, işitme cihazı kontrol cihazları ve aletleri; vestibüler implantlar; larinks kalp pili, ses teli simülatörleri; implante edilebilir kablolar/lead; implante edilebilir elektrik uçları; nörolojik ve/veya periferik sinir uyarımı yolları; nörolojik ve/veya periferik sinir uyarımı için elektrik kabloları; implante edilebilir nöro stimulatörler; diş hekimliği için olanlar hariç medikal amaçlı implante edilebilir elektrotlar; diş hekimliği için olanlar hariç tıbbi amaçlar için elektrotlar; elektriksel uyarı aparatı ve tıbbi kullanım için aletler; nabız üreteçleri; ilaç pompaları; doku stimülatörleri; cerrahi aletler ve aletler; tıbbi amaçlar için teşhis aparatı; medikal amaçlar için aerosol dağıtıcılar hariç tıbbi ürünler için teneffüs cihazları ve püskürtücüler, sfigmomanometreler, tıbbi amaçlı termometreler; fizyoterapi için tıbbi ve paramedikal aletler ve aletler. Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler” yönünden kullanımının ispat edilmediği, bu nedenle 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında bu mallar yönünden dikkate alınmadığı, kullanım ispatı talep edilmeyen itiraz gerekçesi 2014 110358 sayılı markanın kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin dava konusu mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olduğu, taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olduğu, taraf markaları arasında dava konusu mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunduğu, taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olduğu, karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı ...'a ait 2002 01147 sayılı markanın kullanımı olmadığına yönelik kararın yerinde bulunduğunu, bununla birlikte, 2014 110358 sayılı markanın aynı veya benzer nitelikte olması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmişse de, söz konusu markanın Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.06.2022 tarih, 2021/300 E. ve 2022/225 K. sayılı kararı ile müvekkilinin "..." ibareli marka üzerinde eskiye dayalı kullanımına bağlı gerçek hak sahibi olması gerekçesi ile hükümsüzlüğüne karar verildiğini, hükümsüzlüğe ilişkin kararın kesinleşmesi halinde, söz konusu marka ve buna bağlı hakların hiç doğmamış sayılacağını, söz konusu hükümsüzlük kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmamasının yerinde olmadığını, gerek marka tescili sırasında gerekse sonrasında ve huzurdaki davaya konu marka başvurusuna itiraz ederken davalının kötüniyetli bulunduğunu, dosyaya sunulan deliller incelenmeksizin doğrudan SMK'nın 6/1. maddesi esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin açık bir maddi hata ve çelişki arz ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK’nın 19.11.2003 Tarih, 2003/11-578 Esas ve 2003/703 Karar), YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 21.01.2010 Tarih, 2008/4266 Esas ve 2010/586 Karar), bu kapsamda "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.