Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin alkollü sürücü kaynaklı ölümlü trafik kazası sonrası açılan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Trafik kazasında kızları/kardeşleri vefat eden davacılar, alkollü sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden destekten yoksun kalma ile manevi tazminat talep etmiş, maddi tazminat miktarlarını artırmış; davalılar ise kusur oranları, hesaplama yöntemleri, sigorta sorumluluğu ve usul eksiklikleri gibi çeşitli itirazlarda bulunurken, ilk derece mahkemesi sigorta şirketince yapılan ödemeyi ve kesinleşen kusur dağılımını dikkate alarak bir davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebini haklı bulmuştur.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13.HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 17/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili ile davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/09/2014 tarihinde maliki davalı ... , trafik sigortacısı davalı ... Sigorta olan ... plakalı aracın davalı ...nin sevk ve idaresinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle okul duvarına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...in kaza anında alkollü olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde davacıların kızı ve kardeşi olan ...in vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru olmadığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müteveffanın annesi ..in davalı ... Sigorta'ya yapmış olduğu başvuru sonucunda destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, bu davacı yönünden maddi taleplerinin bulunmadığını, ancak müvekkili ...in davalılar ... ve ...dan manevi tazminat talepleri bulunduğunu, diğer müvekkili ... yönünden sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, kaza nedeniyle müvekkillerinin yaşadığı elem ve ızdırabın karşılığı olarak kişi başı 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... vekili 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen talep edilen destekten yoksun kalma taleplerini arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 5.000,00 TL'den 369.375,00 TL'ye çıkartmış, davalı ... Sigorta AŞ'den talep edilen destekten yoksun kalma talebimizi arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrrüt faizi ile birlikte 5.000,00 TL'den 268.000,00 TL'ye çıkarmıştır.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı ... Sigorta AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa meydana gelen kaza sebebiyle müvekkili şirket tarafından ödeme yapılacakken ödemeyi beklemeden kötü niyetli olarak davanın açıldığını, müteveffanın ölümünün meydana gelmesinde sigortalı sürücünün herhangi bir kusuru olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının güncel 2918 sayılı KTK'da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıcının ancak dava tarihi olarak kabul edilebileceğini ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın talebinin somutlaştırılması gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk şartı tamamlanmadan davanın açıldığını, aracın devir işlemlerinin hafta sonu olması nedeniyle ertelenmek durumunda kaldığını ve devir işleminin hemen sonrasında kazanın meydana geldiğini, söz konusu kazada hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talebine konu tazminatın hesaplanması için gerçek gelirin davacı tarafça ispatı ve buna ilişkin delil sunulması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER :Trafik kazası tespit tutanağı, aktüerya bilirkişi raporu, arabuluculuk tutuanağı, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı ...ın destekten yoksun kalma talebinin yerinde olduğu, tazminat hesabının sigorta şirketinin yaptığı ödeme dikkate alınarak hazırlandığı bu sebeple raporun hükme elverişli olduğu, talep artırım dilekçesine esas %20-80'lik kusur dağılımın kesinleşen mahkeme kararına uygun olduğu, müteveffanın davacıların kızı / kardeşi olduğu, tarafların aynı evde, beraberce yaşadığı, müteveffanın onların yegane desteği olduğu, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davacı ...ın maddi tazminat talebinin ... ve ... yönünden 369.375,00 TL, ... Sigorta Şirketi yönünden 268.000,00 TL üzerinden kabulü ile bu tutarların tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ... ve ... yönünden 18/09/2014 tarihinden işleyecek yasal, ... Sigorta yönünden 18/04/2015 tarihinden işleyecek ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...a verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın 18/09/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe teminat limiti ve müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler nazara alınmadan hatalı karar verildiğini, davacı ...ın destekten yoksunluk zararı bulunmadığını, ilk derece mahkemesince müvekkili sigorta şirketinin sınırlı sorumluğu gözetilmeksizin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların tamamından sorumlu tutulmuş olmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken tazminatın tamamına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın da kusuru değerlendirildiğinde somut dosya kapsamında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken tam tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığını, müvekkilinin aracı davalı ...e sattığını, ancak devir işlemlerinin hafta sonu nedeniyle yapılamadığını, bu devir işleminden hemen sonra ... tarafından kazanın gerçekleştiğini, müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen karar ve tashih şerhinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, kararın icrası kapsamında Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası üzerinden icra işlemleri yapılması üzerine müvekkilinin karardan haricen bilgi sahibi olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman "... Mahallesi ... Sk. ... Apt. No:... D:... ... /Kırklareli adresinde mukim bulunmadığını, dolayısıyla bu adreste birlikte ikamet ettiği ve Tebligat Kanunu 16. maddesi uyarınca evrakı teslim alacak bir yakının varlığından söz edilemeyeceğini, bu nedenle de ilk derece mahkemesince yapılan tebliğ işleminin usulsüz bir tebliğ olduğunu, ayrıca müterafik kusur indirimleri yapılmasının gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle de kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı babanın kızıyla uzun süredir görüşmediği, bu nedenle de destekten yoksun kalma talebinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat hükümlerinin aşırı yüksek olduğunu, ceza mahkemesi kararının kusura dair değerlendirmeye ilişkin kısmı itibariyle hukuk yargılamasında bağlayıcı olmadığından nazara alınmamasının kanuna aykırı ve bozmayı gerektirdiğini, eksik soruşturma ile karar verildiğini, taraflarca ayrıca talep edildiği halde, huzurdaki dava dosyasındaki kusur incelemesi yaptırılmadan bir karar verildiğini, kazada müvekkiline kusur atfına olanak bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili davalılar .... ve ... AŞ'nin istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalıların soyut mesnetsiz istinaf dilekçesinin kabulünün mümkün olmadığını, sigorta şirketinin en başından beri davalıların asli kusuruna rağmen ödeme yapmaktan kaçtıklarını, bunun yegane amacının enflasyon karşısında ödenecek miktarın değerini düşürerek bu tazminattan nemalanmak olduğunu, davalı ...ın istinaf taleplerinin mesnetsiz olduğunu, aracın sicil kaydında kaza anında davalının malik olduğunu ve sorumluluğu bulunduğunu beyanla davalıların istinaf taleplerinin reddini istemiştir.Davacılar vekili davalı ...nin istinafına cevap dilekçesinde özetle; tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, zira tebligatı tebliğ alan kişinin davalının çarşıda olduğunu söylediğini, yurt dışında olduğundan bahsetmediğini, davalının o tarihte yurt içinde yaşadığını, bu nedenle de yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, müteveffanın yolcu konumunda olduğunu ve kazaya sebebiyeti olmadığını, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlunun davalı ... olduğunu, dosyada eksik kalan veya toplanması gereken herhangi bir inceleme olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacıların kızı ve kardeşi olan ... davalı ...in kullandığı araçta yolcu durumunda iken gerçekleşen tek taraflı trafik kazası nedeniyle vefat etmiş, davacılar destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar ... , ... ve ...Sigorta AŞ vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;1-Davalı .... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;a-18/09/2014 tarihinde davalı ...in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı otomobilin tek taraflı olarak karıştığı trafik kazasında, aynı araçta yolcu olan davacıların desteği ... vefat etmiştir.Aynı kaza nedeniyle müteveffa ...in annesi davacı ..in Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı sigorta şirketi aleyhine açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı sonucu ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı ...Sigorta AŞ'nin 45.619,00 TL maddi tazminat ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır. Kaza tarihindeki ZMMS genel şartlarına göre ölüm nedeniyle davalı sigorta şirketinin kişi başı poliçe limiti 268.000,00 TL olduğu halde sigorta şirketi tarafından müteveffanın annesine ödenen 45.619,00 TL ödemenin poliçe limitinden mahsup edilmemesi doğru görülmemiştir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin poliçe limitinden kalan 222.381,00 TL olduğu gözetilerek bu miktardan fazlasından davalı sigorta şirketinin aleyhine hüküm kurulması nedeniyle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Sonuç olarak sigorta şirketinin poliçe limiti aşıldığından, davalı sigorta şirketi aleyhine yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin de fazla hükmedildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin bu yönden de istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.b-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2024/17 E. 2024/5625 K. Sayılı ilamı).Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü ya da ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacıların desteği ...in içinde bulunduğu araç sürücüsünün 50 promil alkollü olması ve davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşılmasına göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan müteveffa ...in, müterafik kusuru nedeniyle sonuç olarak hükmedilen tazminattan %20 oranında indirim yapılması isabetsizlik yoktur. Ancak davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan araçta yolcu konumunda olan müteveffanın hatır yolcusu olarak bulunması nedeniyle hükmolunan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda müteveffanın içinde bulunduğu sırada tek taraflı kazaya karışan araç sürücüsünün arkadaşı olduğu, davalı sigorta şirketi vekilinin de cevap dilekçesi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürdüğü anlaşılmakla söz konusu taşımanın hatır için yapılıp yapılmadığı hususunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak hatır taşıması olduğu sonucuna varıldığı takdirde mahkemece davalı sigorta şirketi aleyhine hükmolunan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği halde bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olması hatalı olmuştur.2-Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı ...ye bilirkişi kusur raporu, aktüerya raporu ve talep artırım dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Davalının savunma hakkını kısıtlaması nedeniyle ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden usulüne uygun şekilde kusur raporu, aktüerya raporu ve talep artırım dilekçesi tebliğ edilerek nihai karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının esasına girilmeksizin davalı ... yönünden maddi tazminata ilişkin hükmün kaldırılmasına, davalı ...vekilinin maddi tazminat yönünden diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı sigorta şirketi vekilinin hatır taşımasına ve poliçe limitinin aşılması nedeniyle maddi tazminat miktarına ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine, davalı ...vekilinin kusur raporu, aktüerya raporu ve talep artırım dilekçesinin usulsüz tebliğine yönelen istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı sigorta şirketi vekili, davalı ...vekilinin diğer istinaf istemleri ile davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin hatır taşımasına ve poliçe limitinin aşılması nedeniyle maddi tazminat miktarına ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine yönelen, davalı ... vekilinin kusur raporu, aktüerya raporuna ve talep artırım dilekçesinin usulsüz tebliğine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,2-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas - ...Karar sayılı, 13/11/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,4-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ....vekilinin diğer istinaf istemlerinin, davalı ....vekilinin istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,5-Davalı... Sigorta AŞ peşin ödenen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 4.576,77 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta AŞ'ye, 11.539,20 TL istinaf karar harcının davalı ..ye ve istinaf talebi bu aşamada incelenmeyen davalı .... tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 11.539,20 TL istinaf karar harcının bu davalıya istekleri halinde iadesine,6-İlamın icrasının geri bırakılması için davalı .... AŞ tarafından Antalya Genel İcra Dairesinin ....esas sayılı dosyasına yatırılan teminatın İİK 36/5 madde gereği ve talebi halinde bu davalıya iadesine,7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade ve teminatın geri verilmesiyle ilgili işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.