4. Hukuk Dairesi kararı; münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigorta şirketince mirasçılara ödenen tazminatın rücuen tahsili davası.
Özet: Bir sigorta şirketinin, 256 promil alkollü olarak tek taraflı trafik kazası yaparak vefat eden sürücünün mirasçılarına ödediği destekten yoksun kalma tazminatını, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği gerekçesiyle rücuen tahsil etme talebine ilişkin davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, kazanın tamamen alkolün etkisiyle gerçekleştiğini kabul ederek sigorta şirketinin rücu hakkını onaylarken, temyiz incelemesinde davalıların diğer itirazları reddedilmiş ve ödemenin teminat dışı kalabilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmesi gerektiği hukuki ilkesi değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/277 E., 2022/268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI : 2015/438 E., 2019/678 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi.Belli edilen gün ve saatte gelen davalılar vekili Avukat ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde ... Sigorta (...) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 28.07.2014 tarihinde 256 promil alkollü olarak tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza sonucu sürücünün vefat etmesi nedeniyle davalı mirasçılarına 189.619,76 TL ödendiğini beyanla ödenen tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, ölen sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde davalılara destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 189.619,76 TL'nin ödeme tarihi olan 19.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adiye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili, temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispat edemediğini, murisin aldığı darbelerin kazaya olan etkisinin araştırılmadığını, gelen raporlarda da ölümün trafik kazasından mı kaynaklı yoksa darptan mı kaynaklı olduğu hususunun tıbben tespit edilemediğini, davalıların üçüncü kişi sıfatı ile destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığını, bu nedenle davacının rücu hakkının bulunmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2- Uyuşmazlık, davacı nezdinde ... Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu sürücünün vefatı nedeniyle mirasçıları olan davalılara ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan ... Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.O halde, yapılan ödemenin teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.Somut olayda sürücünün karıştığı kavganın akabinde araç kullandığı, kazanın sürücünün aldığı darbelerin etkisi ile meydana geldiği iddiası karşısında ve sürücünün kaza sırasında alkollü olduğunun da tespit edilmesi nedeniyle mahkemece içerisinde nöroloji uzmanı doktorların ve makine mühendislerinin bulunduğu heyetten rapor alınmış, 20.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazada ölen sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleştiği tespit edilmiştir. Mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç eksik inceleme neticesinde olup, eksik inceleme ile karar verilemez. Mahkemenin 20.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davacının davalılara rücu talebinde bulunabileceği gerekçesi yerinde ise de, davalılara yapılan ödemelerle ilgili mahkemece herhangi bir inceleme yapılıp rapor alınmadan karar verildiği görülmektedir. Davacı, davalılara ödeme yapmadan önce, kendisi tarafından alınan aktüer raporu doğrultusunda ödeme yapmıştır. Davacının davalılara ayrı ayrı ödediği bedellerin, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun hesaplamaları içerip içermediğinin denetlenmesi, davacının ödeme yaptığı tarihteki verilere göre hesaplanacak tazminat kadar davalılara rücu edebileceği göz önünde bulundurularak, aktüerya uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.