Sahte kimlikle bankalardan kredi çekme eylemlerinde dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının hukuki niteliği, davaların birleştirilmesi ve eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Sanığın sahte kimlik belgeleriyle bankalardan kredi çekmeye teşebbüs etmesi ve kısmen kredi elde etmesi eylemlerinden dolayı açılan davalarda yerel mahkemenin davaların reddi yönündeki hükmü, Yargıtay tarafından eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur; bozma kararında, aynı fiil için önceden verilmiş bir hükmün varlığı, eylemlerin nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmadığı, farklı bankalara yönelik eylemlerin zincirleme suç teşkil edip etmediği, davaların birleştirilmesi, suç kastının yenilenip yenilenmediği ve zaman aşımı gibi hukuki durum tespiti için gerekli hususların yeterince incelenmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu vurgulanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/32153 E.  ,  2025/10719 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/326 E. 2016/229 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık,özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Davaların reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık tarafından katılanın kimlik bilgileri ile oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi ile katılan ve şikayetçi bankalara müracaat edilerek kredi talebinde bulunduğu; ... ... ve ... İkitelli Şubesinden kredi çekildiği, ... ... Şubesinden ise kredi talebinde bulunduğu sırada durumun anlaşılması nedeniyle kredi çekme işleminin gerçekleşemediğinin iddia ve kabul olunduğu olaya ilişkin olarak; katılan adına sanık tarafından düzenlenip bankalara sunulan davaya konu bütün belgelerin getirtilerek hüküm yerinde tartışılmasından sonra 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince; aynı olaya ilişkin olduğunun tespit edilmesi halinde kamu davalarının reddine karar verilmesi; davaya konu olguların aynı olmaması durumunda ise; 5237 sayılı Kanun'un 158/1-j. maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun banka, aynı Kanun'un 207/1. maddesinde belirtilen özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun ise kamu olduğu, farklı bankalardan kredi çekilmesi durumunda dahi kredi çekilmesi sırasında düzenlenen belgelerin sahte kimlikle imzalanması eylemlerinin tek bir mağdura karşı işlenmiş kabul edileceği cihetle, sanığın katılan bankalara yönelik benzer eylemler sebebiyle yargılandığı anlaşıldığından, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, eksiklikler tamamlandıktan sonra hukuki kesintinin olup olmadığı ya da sanığın suç kastını yenileyip yenilemediği, suç kastını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının özel belgede sahtecilik suçu yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekip gerekmediğinin; gerekmiyorsa zaman aşımı hükümlerinin de karar yerinde tartışılmasından sonra hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.