Yargıtay, hırsızlık suçundan istinafın esastan reddi kararını delil yetersizliği iddialarına rağmen hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının, ilk derece mahkemesince kurulmasının ardından bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanması üzerine, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, tanık beyanının kesin olmadığı, parmak izi ve kamera görüntülerinin yetersiz olduğu, sanığın sicilinin temiz olduğu ve yasal indirimlerin uygulanmadığına dair temyiz nedenlerinin incelenmesi neticesinde, hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf başvurusunun reddi kararının hukuka uygun olduğu tespit edilerek, istinaf mahkemesi kararının onanmasıyla davanın kesinleştiği bir yargı kararıdır.
2. Ceza Dairesi         2024/8119 E.  ,  2026/11115 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3010 E., 2024/492 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tanık beyanının kesin ve şüpheden uzak bir delil olmadığına, sanığın parmak izinin işyerinden çıkmasının zaten oradan alışveriş yapmasından kaynaklandığına, kamera görüntülerinde şahsın yüzünün net olmadığına, sanığın adlî sicilinin temiz olduğuna, sanık hakkında yasal olarak uygulanması gereken indirim nedenlerinin uygulanmadığına, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğine dair yeterli ve somut delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.