Deniz İş Kanununa tabi DPO operatörünün belirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan bakiye süre ücreti tazminatında, hesaplama yöntemleri ve mahkeme gerekçesindeki çelişkilere dair istinaf değerlendirmesi.
Özet: Bir DPO operatörünün sondaj gemisindeki belirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla bakiye süre ücreti tazminatı talebini içeren bu davada, ilk derece mahkemesinin tazminatı kabul etmesine karşın, bölge adliye mahkemesi, işten çıkarılan çalışanın sözleşmenin kalan süresinde tasarruf ettiği giderler veya elde ettiği başka gelirler için varsayımsal indirim yapılıp yapılmayacağı konusunda bilirkişi raporu ve gerekçe arasındaki çelişkiyi vurgulayarak, somut delil yokluğunda ve bakiye sürenin sona ermiş olması nedeniyle bu indirimin gerekliliğinin ortadan kalktığını belirtmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2719 E., 2025/724 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş MahkemesiSAYISI : 2020/320 E., 2022/520 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 31.08.2019-13.11.2019 tarihleri arasında davalı Şirkete ait ... sondaj gemisinde belirli süreli iş sözleşmesiyle dynamic positioning officer (DPO) operatörü sıfatıyla çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığa 854 sayılı Deniz İş Kanunu (854 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat ile ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin .... Ltd. Şti. ile imzalandığını, müvekkili Şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının bir taraftan ihbar tazminatı talep ederken diğer taraftan bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep etmesinin çelişkili olduğunu, davacının DPO operatörü pozisyonuna bakıldığında sözleşmenin belirli süreli sözleşme olması için gerekli koşulları taşımadığını, davacının iş sözleşmesinin ...Ltd. Şti. tarafından iş sözleşmesinde belirtilen deneme süresi içerisinde ve ... süresi boyunca genel çabasının tatmin edici seviyede olmaması sebebine dayanılarak haklı nedenle feshedildiğini, iş sözleşmesinin deneme süresi içinde feshedilmesi nedeniyle müvekkili Şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığını, kaldı ki iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca, davacının DPO operatörü olarak görev yaptığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin bir yıl süreli olarak yapıldığı, 854 sayılı Kanun'un 10. maddesinin “Süresi belirli olmıyan hizmet akitlerinde deneme süresi en çok bir aydır.” düzenlemesini içerdiği, ilgili madde hükmü dikkate alındığında iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu kanaatine varıldığı, davacının işten ayrılış bildiriminin (...) kod ile yapıldığı, davacıya tebliğ edilen fesih bildirimi yazısında iş sözleşmesinin “şirket ... süreci boyunca genel çabalarınızın tatmin edici olmadığı görüşündedir.” şeklinde ifade edildiği, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden bulunmaksızın feshedildiğinin anlaşılmasına göre davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat isteminin kabulü gerektiği, davacının iş sözleşmesi feshedildikten sonra 28.07.2021 tarihinde başka bir işe girdiğinin tespit edildiği, davalının davacının çalıştığını ya da kasıt ve ihmal sonucu gelir kazanmayı imtina ettiğini ispat edemediği, talep konusunun cezai şart niteliğinde olmadığından varsayımsal bir indirim yapılamayacağı, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, ihbar tazminatı isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat hesaplandığı, yapılan hesaplamadan davacının çalışmadığı sürede tasarruf ettiği giderler için %10 oranında indirim yapılarak bakiye alacağın net 27.136,55 Amerikan doları (USD) olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar içeriğinde davalının, davacının çalıştığını ya da kasıt ve ihmal sonucu gelir kazanmayı imtina ettiğini ispat edemediği, talep konusunun cezai şart niteliğinde olmaması nedeniyle varsayımsal bir indirim yapılamayacağının belirtildiği, ancak gerekçe ile çelişkili olacak şekilde rapordaki hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulduğu, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, davacının bakiye süre içerisinde başka bir işyerinde çalışmadığı, yapmış olduğu iş başvurularının ise olumsuz sonuçlandığı, İlk Derece Mahkemesi karar tarihine kadar geçen zamanda bakiye sürenin sona erdiği, bilinmeyen bir dönem kalmamasına göre varsayımsal indirim yapılması gerekliliğinin ortadan kalktığı, davacının iş sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelire ilişkin somut bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu hâlde yapılan %10 oranındaki indirimin dosya içeriğine uygun bulunmadığı, davacının hak kazandığı tazminatın hesaplama kriterlerine bağlı kalınarak (174.165,39 TL / 5,7763 =) 30.151,72 USD olarak belirlendiği, açıklanan bu husus dışında İlk Derece Mahkemesi kararında yapılan değerlendirmelerin yerinde bulunduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının sözleşmesinin belirli bir sefere bağlı olmadığı, gemiadamı sözleşmesinin belirli süreli sözleşme niteliğinde olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,2. Müvekkili Şirketin sondaj faaliyeti yürüttüğünü, iş sözleşmesinin denizcilik teamülleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, gemiadamı sözleşmesi belirli süreli kabul edilse dahi müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle fesih yapıldığını, bu nedenle davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat alacağı bulunmadığını,3. Davacının görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmemesi, gemideki tüm personelin ... güvenliğini tehlikeye attığını, bu nedenle müvekkili Şirketin, personelinin çalışma gayretine ve görevlerini yerine getirme biçimlerine oldukça dikkat ederek personel performansını takip ettiğini,4. Hükmedilen bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın hakkaniyet ilkesine göre değerlendirmesi gerektiğini, gerekli araştırmaların yapılmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere uygulanan indirim oranının artırılması gerekirken indirimin tümden kaldırılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilip edilmeyeceği, buna göre davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Gemiadamı ile işveren veya işveren vekili arasındaki iş sözleşmesinin yazılı olması, 854 sayılı Kanun'un 5. maddesinin bir gereğidir. Aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iş sözleşmesi, belirli bir süre veya sefer için yahut süresiz olarak yapılabilir. Belirli bir süre için yapılmış iş sözleşmesi kural olarak bu sürenin bitiminde sona erer. Ancak Kanun'da, sürenin gemi seyir hâlinde iken bitmesi hâline de yer verilmiş olup bu durumda iş sözleşmesinin, geminin ilk limana varmasına ve güvenlik altına alınmasına kadar devam edeceği hükme bağlanmıştır. Belirli sefer için yapılmış iş sözleşmesi ise sözleşmede yazılı seferin sonunda geminin vardığı limanda yükünü boşaltmasıyla sona erer. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalıya ait gemide DPO operatörü olarak görev yapmıştır. Davacı taraf iş sözleşmesinin belirli sürenin bitiminden önce 13.11.2019 tarihinde işverence haksız feshedildiğini, davalı tarafından ihbar tazminatı ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın ödenmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı taraf ise iş sözleşmesinin sözleşmede belirtilen deneme süresi içerisinde ve ... süresi boyunca genel çabasının tatmin edici seviyede olmaması sebebine dayanılarak haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli olması için gerekli koşulları taşımadığını, davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hak kazanamayacağını, diğer yandan davacının bir taraftan ihbar tazminatı talep ederken diğer yandan bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep ederek kendi içinde çelişkiye düştüğünü savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin bir yıl süreli olarak yapıldığı, 854 sayılı Kanun'un 10. maddesinin “Süresi belirli olmayan hizmet akitlerinde deneme süresi en çok bir aydır.” düzenlemesini içerdiği, ilgili madde hükmü dikkate alındığında iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu sonucuna varılarak bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatı hüküm altına alınmış, ihbar tazminatı istemi ise reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince benzer gerekçelerle taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu kabul edilerek davalı vekilinin sözleşmenin belirsiz süreli olduğuna ilişkin istinaf itirazına itibar edilmemiş ise de ulaşılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.Dosya kapsamında bulunan iş sözleşmesinde, sözleşmenin süresinin (3) aylık gözlem süresi ile birlikte (1) yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 31.08.2019 tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, bu hususların yanı sıra sözleşmede " Sözleşme süresince taraflardan her biri (4) hafta önceden yazılı bildirimde bulunmak üzere sözleşmeyi sona erdirebilirler." şeklinde düzenlemeye yer verildiği görülmektedir.Sözleşme maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 1 yıllık bir süre için belirlenmiş olduğu ancak sözleşmenin devamı süresince de taraflara süreli fesih yolu ile iş sözleşmesini sona erdirme hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. 854 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi yapılması mümkün olmakla birlikte, iş sözleşmelerindeki sözleşme süresi boyunca taraflara süreli fesih imkânı veren düzenleme nedeniyle uyuşmazlık konusu iş sözleşmesinin belirli süreli kabul edilemeyeceğinden, ortada şeklen belirli süreli bir iş sözleşmesi bulunmadığı açıktır. Belirli süreli iş sözleşmesinde objektif koşulların bulunmadığının işveren tarafından ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğuna ilişkin Dairemizin 19.01.2021 tarihli ve 2020/4201 Esas, 2021/1424 Karar sayılı içtihadının ise gerek davanın 854 sayılı Kanun'a tâbi gemiadamı ile yapılan bir hizmet sözleşmesine dayalı olması gerekse sözleşmenin şeklen de belirli süreli olmaması nedeniyle somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Uyuşmazlığa konu iş sözleşmesi belirsiz süreli olduğuna göre davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hak kazanması mümkün olmayacağından bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.