Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasında kesin hüküm, hak düşürücü süre ve usulü kazanılmış hak tartışmaları.
Özet: Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada davacı, önceki kadastro tespiti sırasında taraf olmadığını ve miras hakkı bulunduğunu iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi başlangıçta kesin hüküm nedeniyle reddettiği davayı, bölge adliye mahkemesinin kesin hükmün farklı taraflar için geçerli olmadığı yönündeki bozma kararı sonrası yeniden yargılamış ve taşınmazların tescilinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu red kararını hukuka uygun bulurken, davacının istinaf dilekçesi üzerine vekalet ücreti miktarının davacının usulü kazanılmış hakkı gözetilerek düzeltilmesi gerektiğine hükmetmiş, yüksek mahkeme de bu kararı onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2026/5000 E.  ,  2026/5948 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2026/901 E., 2026/711 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/320 E., 2026/97 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sırasında dava konusu ...köyü çalışma alanında bulunan 1 07... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 parsel sayılı taşınmazlar davalılar adına tespit edilmiş, tespite dava dışı şahıslar tarafından itiraz edilmesi üzerine, Samsun Kadastro Mahkemesinin 1993/20 Esas, 1994/182 Karar sayılı kararı ile itiraz reddedilerek tespit gibi tescile karar verilmiş, karar derecattan geçerek 13.06.1995 tarihinde kesinleşmiş, karar gereğince 1 07... ve 6 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 1 07... ve 7 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 1 07... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 1 07... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına 13.06.1995 tarihinde hükmen tescil edilmiş, 03.01.2013 tarihinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereği yenileme kadastro çalışmaları yapılmıştır.
Davacı; ...köyünde bulunan 1 07... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların Samsun Kadastro Mahkemesinin 1993/20 E.-1994 182 K. sayılı kararı ile davalılar adına hükmen tescil edildiğini ancak bu dosyada kendisinin taraf olmadığını, savunma hakkının engellendiğini, dava konusu taşınmazların kök mirasbırakan...den intikal edip kendisinin de miras hakkı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının hükmen oluştuğunu, kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların Samsun Kadastro Mahkemesinin 1993/20 Esas, 1994/182 Karar sayılı kararı gereğince davalılar adına tescil edildiği, belirtilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği, bu kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle HMK'nın 114/i bendi gereğince kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, kesin hükmün sadece kesin hükme konu olan davanın taraflarını ve onların haleflerini bağlayacağı, ancak kesin hüküm kabul edilen davada eldeki dosyanın davacısı veya murisi ...’nin taraf olmadıkları, dolayısıyla bu dosyanın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği, bu nedenle tüm deliller toplanarak ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi de göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının hükmen tescil ile oluştuğu, tescile dayanak kararın kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde dava değerinin 5.000,00 TL olarak belirtildiği, bu miktar üzerinden de harcın yatırıldığı, Mahkemece önceki kararda davalılar lehine maktu 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, bu kararın davalılar tarafından istinaf edilmediği, dolayısıyla davacı açısından usulü kazanılmış hak oluştuğu, bu durumda hüküm kurulurken davalılar lehine AAÜT'nin 7/2 ve 13/2 son maddeleri gereğince 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 45.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteği değerden reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.