Resmi nikah olmadan yaşanan birliktelik ve evlenme vaadi iddiasıyla açılan manevi tazminat davasının, haksız fiil kapsamında reddine dair istinaf kararının onanması.
Özet: Davacı kadının, evlenme vaadiyle kandırıldığı, imam nikahıyla birlikte yaşadığı ve bu süreçte fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığı iddiasıyla eski partnerinden talep ettiği manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi kısmen tazminata hükmetmişse de, Bölge Adliye Mahkemesi şiddet kanıtı olmaması, davacının gayri resmi birlikteliğe rızası ve olayın haksız fiil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle davayı reddetmiş, Yargıtay ise bu red kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1301-2022/1374İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 4.Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/189 Esas - 2021/193Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında gönül ilişkisi olduğunu, 2012 yılında nişanlandıkları ve aynı yıl Erzincan'da imam nikahı kıyılarak birlikte yaşamaya başladıkları, bir süre Antalya'da daha sonra Fransa'da yaşadıklarını, davacının resmi nikahın yapılması isteğinin davalı tarafça yerine getirilmediğini, evlenme vaadi ile kandırıldığını, birliktelik süresince fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kaldığını beyanla 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının 02.02.2021 tarihli dilekçesinde davacı ile aralarındaki ilişkiyi ve bir süre birlikte yaşadıklarını kabul ettiği, davacı ile evlenmeyi asla düşünmediğini dile getirdiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu, tarafların toplum içerisinde işgal ettiği yer, davalının davacıya karşı eylemi dikkate alındığında davanın kısmen kabulüne 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 2012 yılı Aralık ayından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adiye Mahkemesince, davalının davacıya psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığı iddiasını destekleyen delilin bulunmadığı, tarafların resmi nikah olmadan dini nikahla evlendikleri, davacının bu eylemde rızası olduğu, taraflar arasındaki gayri resmi birlikteliğin aile hukuku kurallarına göre değil Türk Borçlar Hukuku'na ve özellikle de haksız eylem hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı kadının, kayden evli olduğunu bildiği davalıyla rızası ile birlikte yaşamakta olduğu ve reşit olması itibariyle eyleminin sonuçlarını da kavrayabilecek yeterlilikte olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddetten dolayı psikolojisinin bozulduğunu, tedavi görmeye başladığını, bu süreçte ailesi , akrabaları ve arkadaşlarından uzaklaştırıldığını, tanık ...'ın beyanlarının iddialarını desteklediğini, tüm bu olgular birlikte ele alındığında davacının davalı tarafından evlenme vaadi ile kandırıldığı ve bunun etkisi altında gerek fiziksel gerek ruhsal anlamda zarara uğratıldığı ve bundan elem ve üzüntü duyduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.