Kadastro öncesi zilyetliğin devri suretiyle gerçekleşen taşınmaz satışına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, hak düşürücü süre ve zamanaşımı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın onanması.
Özet: Bu hukuki metin, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa satış bedelinin tazmini istemiyle açılan bir davayı incelemektedir. Davacı, kadastro çalışmaları öncesinde bir taşınmazı satın aldığını ancak tapunun satıcı adına tescil edildiğini ve devrin gerçekleşmediğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, tapu iptali talebi için on yıllık hak düşürücü sürenin, bedel tazmini talebi için ise zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Temyiz incelemesinde, Yargıtay, tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar ve yemin teklif edilemeyecek haller kapsamında değerlendirilen hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle, alt mahkemelerin kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmederek temyiz başvurusunu reddetmiş ve kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/735 E., 2026/806 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/307 E., 2024/4 K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa satış bedelinin tazmini istemine ilişkindir.Kadastro sırasında; ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 18 56... parsel sayılı taşınmaz satış nedeniyle tarla vasfıyla ... ...adına tespit ve tescil edilmiş olup daha sonra intikalle davalılar adına, sonrasında satış neticesinde...adına tescil edilmiştir.Davacı vekili özetle; dava konusu ... Mahallesi 18 56... parselde kayıtlı bulunan tarla vasıflı taşınmazın, kadastro çalışmalarının yapılıp tapuya kaydedilmesinden evvel 02.02.1997 tarihinde düzenlenen taşınmaz mal satış ve zilyetliğin devri sözleşmesi ile 300.000.000,00 TL karşılığında davalılar murisi ... ...tarafından davacı ...'a satılıp zilyetliğinin devredildiğini, dava konusu tarlanın devir sonrası yapılan kadastro çalışmaları neticesinde ... ...adına tescil edildiğini, kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra tarlanın müvekkili adına devredileceğinin söylendiğini ancak ... ...in vefatı üzerine bu devrin gerçekleşemediğini, davalılar adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescil edilmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde satış bedelinin tazminine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalılar vekili; davanın süresinden sonra açıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin üzerinden 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinin anlaşıldığı, bedel tazmini yönünden ise zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle, HMK'nın 226/1-a,b maddesine göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar ve bir işlemin geçerliliği için kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli olmadığı hallerde yemin teklif edilemeyeceğine, hak düşürücü sürenin de bu kapsamda olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.