Para ve değer kesinlik sınırı ile istinaf yoluna başvurulmadığı gerekçeleriyle temyiz dilekçelerinin reddine ilişkin hukuki karar.
Özet: Bu karar, davalı Hazinenin temyiz dilekçesini, uyuşmazlık konusu taşınmazın belirlenen değerinin davanın açıldığı tarihteki güncel temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddederken, davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz dilekçesini ise ilk derece mahkemesi kararına karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle kararın kendi yönünden kesinleştiği gerekçesiyle reddetmiştir; ayrıca, taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlenmediğinden, kadastro kanununun değere bakılmaksızın temyizi mümkün kılan ek maddesinin somut olayda uygulama olanağı bulunmadığı belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2026/4743 E.  ,  2026/5956 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1544 E., 2026/424 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/141 E., 2025/83 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1.b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Öte yandan; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 6. maddesinde; "Kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Bununla birlikte; 6100 sayılı Hukuk Muhakemelerinin 361. maddesinde, “(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda, kural olarak istinaf yoluna başvurmayan tarafın temyiz yoluna başvuramayacağı, ancak hukuki yararının bulunması halinde kararı temyiz edebileceği açıktır. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması halinde temyiz yoluna gidebilecektir.
Somut olayda, dava konusu ...Köyünde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın A ile gösterilen bölümünün keşfen saptanan değeri 42.516,45 TL, taşınmaz üzerindeki yapının 13.440,00 TL olduğu, belirlenen toplam değerin 55.956,45 TL olup bu değerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20/2. maddesi ile değişik ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince, dava tarihi (2020) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı, nizalı taşınmaza ilişkin olarak kadastro tutanağı düzenlenmediğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 6. maddesinin somut olayda uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Köy Tüzel Kişiliğine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, Köy Tüzel Kişiliği temsilcisinin bu karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Köy Tüzel Kişiliği yönünden kesinleştiğinden bu davalı tarafından temyiz yoluna başvurulamayacağının kabulü gerekir.
- K A R A R -
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, yatırılan temyiz peşin harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.