Hırsızlık suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin 5271 sayılı CMK 280/1(e) ve (f) maddelerindeki istisnai haller dışında verdiği bozma kararının usule aykırılığı ve temyiz hakkı ihlali.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesinde sınırlı olarak belirtilen durumlar dışında, duruşma açmaksızın, gece vakti tanımının ve suçun tamamlanma halinin hatalı değerlendirilmesi gerekçeleriyle verdiği bozma kararının hukuka aykırı olduğu, zira bu tür eksikliklerin dosya üzerinden değil, bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak giderilmesi gerektiği, bu usulsüz bozma kararı sonucunda ilk derece mahkemesince kurulan hükmün yasal dayanaktan yoksun olduğu ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği tespit edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/8122 E.  ,  2026/11106 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1003 E., 2024/1026 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli 2022/23 Esas, 2022/350 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/2571 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile " 1-5237 sayılı TCK'nun 6. maddesinin (e) bendinde gece vaktinin, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman dilimi olarak tanımlandığı, dosya kapsamına göre paranın havale edildiği saatin 19:10 olduğu, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 20:03 de başladığı ve mevcut hale göre eylemin gündüz saat diliminde gerçekleştiği açıkça anlaşıldığı halde, hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı TCK'nun 143. Maddesinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2-Dosya kapsamında bulunan banka cevabi yazısı ve havale dekontundan anlaşıldığı üzere suç tarihinde saat 19:10 da havale işleminin gerçekleştiği ve 18.320 TL nin sanıklardan ...'in hesabına geçtiği nazara alındığında hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden hatalı değerlendirme yapılarak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmek suretiyle TCK'nun 35. maddesi uyarınca sanıkların cezalarından indirim yapılarak eksik ceza tayini," nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/2571 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli 2023/120 Esas, 2024/36 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.