Borçtan kurtulmak amacıyla yapıldığı iddia edilen haksız suç duyurusu sonrası açılan manevi tazminat davasında, davalının şikayet hakkının yasal sınırlarını aşmadığına ve tazminat koşullarının oluşmadığına dair Yargıtayın onama kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının alacak davası üzerine davalı tarafından hakkında dolandırıcılık ve terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla yapılan ve takipsizlikle sonuçlanan şikayetin, kişilik haklarını ihlal ettiği ve manevi tazminat gerektirdiği iddiasıyla açtığı davanın temyiz incelemesidir; yüksek mahkeme, davalının şikayet hakkını anayasal sınırlar içinde kullandığını, davacıya zarar verme kastıyla hareket etmediğini ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını tespit ederek, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddeden kararlarını oy birliğiyle onamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/421 E.  ,  2026/4275 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/315 E., 2023/3300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Şirketi'nde yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin tasarruflarını değerlendirmek amacıyla gayrimenkul alım satım işiyle uğraşan davalının hesabına farklı zamanlarda para gönderdiğini ancak taşınmazın üzerine yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine müvekkili tarafından itirazın iptali davası açılmasının akabinde davalının müvekkili hakkında dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkili hakkında atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalının borcunu ödememek için müvekkili hakkında haksız isnatlarda bulunduğunu, şikayet hakkının sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin itibarının zedelendiğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Anayasal şikayet hakkını kullanarak davacı hakkında dolandırıcılık suçundan şikayetçi olduğunu, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı hakkındaki şikayet dilekçesi incelendiğinde davacının ...-PDY yapılanması ile irtibatlı olduğuna ilişkin bir isnadının bulunmadığı, dolandırıcılık suçu yönünden isnatta bulunduğu, bu şikayet yönünden de şikayet hakkının yasal sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendi değer yargısına göre şikayetini haklı gösterecek bir kısım emare ve delillerin olduğu, davacıya iftira atmak amacıyla hareket ettiğine dair delil olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının müvekkiline olan borcundan kurtulmak amacıyla haksız isnatlarda bulunduğunu, yasal şikayet hakkının sınırlarının aşıldığını, zarar vermek kastıyla hareket edildiğini, iftira eylemi nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davanın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.