Hırsızlık suçundan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması
Özet: Hırsızlık suçundan hüküm giyen sanığın, çalınan cep telefonunu iade ettiğini beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etmesine karşın, ilk derece mahkemesinin bu hususu yeterince araştırmadan ve etkin pişmanlık koşullarını değerlendirmeden karar vermesi, bölge adliye mahkemesinin de bu eksikliği gidermeden ve önceki bozma kararına rağmen konuyu açıklığa kavuşturmadan istinaf başvurusunu esastan reddetmesi hukuka aykırı bulunarak, dosyanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun araştırılması ve değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/282 E., 2024/360 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, nitelikli hâlden hüküm kurulmaması gerektiğine, suçun nitelendirilmesinde hata bulunduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanığın iddianame ile dava konusu yapılan eyleminin sadece cep telefonu hırsızlığından ibaret olduğu, sanığın 30.12.2021 tarihli duruşmada "... soruşturma aşamasında katılanın eşine telefonunu iade ettim. Bu aşamada katılanın bir zararı bulunmamaktadır, ancak zararı var ise bir sonraki celseye kadar gidereceğim." şeklinde savunmada bulunduğu, mahkemece suça konu eylemin sadece cep telefonuna yönelik olduğu gözetilmeden "Sanığa 2000 TL'lik zararı bir sonraki celseye kadar gidermesi gerektiği ihtar edildi." şeklinde ara karar kurulduğu, sonraki duruşmalarda sanığın savunmasında ifade ettiği şekilde cep telefonunun katılan veya eşine iade edilip edilmediği açıkça araştırılmadan ve etkin pişmanlık hükümleri tartışılmadan mahkemece hüküm kurulması, sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince, usule uygun bozma sebebine ilave olarak "Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmalarında suça konu cep telefonunu katılanın eşine iade ettiğini savunması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususun değerlendirilmesi için bu hususun araştırılarak karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi" nin de bozma sebebine dahil edildiği, İlk Derece Mahkemesince etkin pişmanlığa ilişkin olarak bir araştırma yapılmadan kurulan hükmün Bölge Adliye Mahkemesince de 17.02.2023 tarihli bozma kararındaki etkin pişmanlığa dair husus duruşma açılarak ya da açılmadan açıklığa kavuşturulup hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, bu konuda herhangi bir değerlendirme ve tartışma yapılmadan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin anlaşılması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.