Belediye başkanının su aboneliği karşılığı fazladan para alması eyleminin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma vasfının hatalı olduğu ve zincirleme suç ile uzlaştırma süreçlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması.
Özet: Belediye başkanının su aboneliği karşılığında vatandaşlardan fazla para alarak yaptığı eylemin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma yerine icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu, sanığın benzer eylemlerden kesinleşmiş başka mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle zincirleme suç veya hukuki kesinti durumunun değerlendirilmesi gerektiği, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü, ayrıca ilk suç nitelendirmesi doğru olsa bile uzlaştırma yapılmadığı gerekçeleriyle mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/32030 E.  ,  2026/6474 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/259 E., 2014/366 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanık savunması, katılanların beyanları, tanık ifadeleri ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, suç tarihinde ... Belediye başkanı olarak görev yapan sanığın, su aboneliklerini yaptırmak isteyen katılanlardan, vermemeleri halinde su aboneliği yapılmayacağını söyleyerek normal abonelik ücretinden fazla para almak şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 250/1. maddesinde düzenlenen icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu, Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı, değişik zamanlarda birden fazla kişiye karşı bu suçun işlenmesi halinde zincirleme tek irtikap suçunun oluşacağı dikkate alındığında; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede sanığın benzer eylemleri nedeniyle hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2014/51 Esas, 2015/335 Karar sayılı temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunduğu anlaşılmakla, bu dosyanın onaylı örneğinin alınmasından sonra eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK'nın 250/1. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi, yasaya aykırı,
2. Kabule göre de; sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.