11. Ceza Dairesi, sanığın sahte çek kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği delillerle sabit olmasına rağmen verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak oybirliğiyle bozdu.
Özet: Sanığın, factoring sözleşmesi kapsamında katılan şirkete on bin TL bedelli sahte çeki ciro ederek haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, çek üzerindeki ikinci ciranta imzasının sanığa ait olduğunun bilirkişi raporuyla ve diğer delillerle sabit olmasına rağmen yerel mahkemece verilen beraat kararının hatalı olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısının temyiz talebi doğrultusunda hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29665 E.  ,  2026/6472 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/54 E., 2015/441 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan da kamu davası açılmasına rağmen bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüş; Cumhuriyet savcısının temyiz istemi de sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme hasren yapılmıştır.
Sanığın suça konu 15.04.2008 keşide tarihli ve 10.000 TL bedelli sahte çeki katılan şirketle yapılan factoring sözleşmesi kapsamında katılan şirkete ciro edip vererek menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; suça konu çekin keşidecisine atfen atılmış imza ile sahte olarak oluşturulduğunun anlaşılması, sanığın, suça konu çekte yazı ve imzasının olmadığını savunmasına rağmen, çekteki ikinci ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olması, suça konu çekte birinci ciranta olarak görünen şirket yetkililerinin çekle ilgilerinin olmadığını beyan etmeleri, ciranta imzalarının bu kişilere ait olmadığının tespit edilmesi ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, yüklenen suçun sübût bulduğu gözetilmeden sanığın mahkûmiyeti yerine yanılgılı değerlendirme ile beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.