Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerini esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde, bir şikayetçiye ilişkin cezanın miktarı nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyize kapalı olduğu gerekçesiyle temyiz talebi reddedilirken; diğer şikayetçilere yönelik hükümlere ilişkin sanık müdafiinin hırsızlık kastının bulunmadığı, alkollü olduğu, zararın giderildiği ve beraat gerektiği yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarının hukuka uygun olduğu tespit edilerek ilgili hükümler onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/7155 E.  ,  2026/11412 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/472 E., 2023/5013 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında şikâyetçiler ... ve ... hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın samimi beyanlarda bulunduğuna, hırsızlık kastının olmadığına, alkollü olup bilinçli hareket etmediğine, zararın giderildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek hükmolunan cezaların miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği sanık müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarına hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.