Hırsızlık ve konut dokunulmazlığı suçlarında istinaf ret kararlarına karşı yapılan temyiz başvurularının, temyiz edilebilirlik şartları ve esastan inceleme sonucunda onanması.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, kanunen temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle sanık müdafiinin temyiz istemi reddedilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin savunmaların usulüne uygun alınmadığı, yeterli delil olmadığı, aramalarda suç unsuruna rastlanılmadığı, parmak izi bulunmadığı ve kamera kayıtlarının sanıkla ilişkilendirilemediği yönündeki iddialarına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması nedeniyle temyiz isteminin esastan reddedilerek hükmün oybirliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/813 E., 2022/416 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin,15.02.2022 tarihli ve 2021/813 Esas, 2022/416 Karar sayılı kararının, sanık müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;İlk derece mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsan adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, sanığın savunmalarının müdafii huzurunda alınmadığına, dosyada sanığın mahkûmiyetini gerektirecek delil bulunmadığına, sanığın üzerinde ve evinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına, parmak izi çıkmadığına, kamera kayıtlarının sanık ile ilişkilendirilemeyeceğine, sanığın olay günü aynı sokakta dilencilik yaptığına ifade ettiğine tanık beyanının soyut olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafîinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.