11. Ceza Dairesinden banka kredi dolandırıcılığı suçunda bazı sanıkların mahkûmiyetlerinin onanması, bazılarının beraatlerinin onanması ve bir sanık hakkında ölüm nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan yargılanan bazı sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerini, diğer bazı sanıklar hakkındaki beraat hükümlerini yerinde bularak onamış; ancak bir sanık hakkında verilen beraat kararını, sanığın hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle bozarak kamu davasının düşürülmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33162 E.  ,  2026/6470 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/249 E., 2016/90 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz isteminin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ile; Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. a. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin suçun sübût bulup yasal unsurları itibarıyla oluştuğuna dair takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak,
b. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden ise,
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 31.01.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması nedeniyle kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.