İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sigorta şirketinin trafik kazasında halefiyet ilkesiyle ödediği hasarın tahsili için açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının aracının karıştığı trafik kazası sonucunda oluşan 11.599,42 TLlik hasar bedelini ödedikten sonra halefiyet hakkına dayanarak, kazada %100 kusurlu olduğu belirlenen diğer aracın sigorta şirketine karşı açtığı itirazın iptali davasında, davalının zamanaşımı ve talebin daha önce reddedildiği yönündeki savunmalarına karşın, bilirkişi raporuyla kusurun davalıya ait aracın sürücüsünde olduğu ve sigortalı araçtaki hasar bedelinin piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu teyit edilerek alacak talebinin dayanağı güçlendirilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/919 EsasKARAR NO : 2026/642DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 12/12/2025KARAR TARİHİ : 14/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde 15.12.2023-15.12.2024 tarihlerini kapsar ... poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç maliki ... olduğunu, kaza tarihi olan 30.05.2024 günü saat 08:50 sularında, İstanbul ili ... ilçesi ... Bulvarı mevkinde, davalı şirketin maliki/işleteni olduğu, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, aynı istikamette önünde seyir halinde olan müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araca arka tampon kısmından çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde sigortalı aracın arka tampon üzerinde bulunan park sensörü aparatlarının yerinde sabit durmadığı, aracın tampon kısmında çizikler bulunduğu tespit edildiğini, kazanın oluşumunda, davalının maliki/işleteni olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... %100 kusurlu olup, tutanak tutmadan olay yerinden ayrıldığını, meydana gelen kazada hasarlanan sigortalı ... plakalı araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırılmış olup, ekspertiz raporuyla sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin 11.599,42-TL olduğu tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi, hasarın teminat kapsamında kaldığına kanaat getirerek 11.599,42-TL tutarındaki hasar bedelini aracın onarımının yapıldığı ... Motoru Araçlar Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne tamirhane ödemesi olarak ödediğini, müvekkilinin söz konusu hasarı ödemekle TTK m.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile borca karşı yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat talepleri zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde 21.05.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı araç, ... adına 21.11.2023 başlangıç- 21.11.2024 bitiş tarihlileri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu karayolu Mali Mesuliyet Poliçesi ile davacı adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 200.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkili sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davada konu talep için işbu dava öncesinde müvekkili şirkete başvuru yapılması akabinde .../1 nolu hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme sonucunda talep olumsuz değerlendirilerek hasar dosyası sonuçlandırıldığını, müvekkili sigorta şirketi işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirket meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, dosya kapsamında uğranılan zarar başvuran sigortalının iddia ve beyanlarından ibaret olup, iddialarını doğrulayan hiçbir delil veya emare bulunmadığını, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından dava öncesi müvekkil şirket tarafından talebin reddedilmesi sebebiyle temerrüde düşülmediğini, her halde dava tarihinden itirabaren işleyecek yasal faizden sorumlu olacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.ARAŞTIRMA;.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya arasına alındıDava konusu ... plakalı aracın Tramer Kayıtları Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden getirtilmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden davaya konu ... plakalı aracın 30/05/2024 tarihli kazasına ilişkin hasar dosyası getirtilmiştir.01/06/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;-... plakalı araç sürücüsünün 4100 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir.-... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir.- Dava Konusu ... plakalı, 2025 model, ... ... ... markalı aracın, 30/05/2024 tarihinde karıştığı kaza neticesinde arka kısmından hasar aldığı, ekspertiz raporunda tespit edilen değişmesi gereken hasarlı parçaların kazanın yönü şiddetiyle uyumlu olduğu, yedek parça bedelleri ile işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle reel piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu, KDV dahil 11.599,42 TL toplam hasar bedelinin kadri maruf sayılmasının uygun olacağı kanaati oluşmuştur.- Davacı Sigorta, düzenlediği kasko poliçesinin sigorta konusu oluşturan ... plaka sayılı aracın 30.05.2024 kaza tarihinde meydana gelen hasar açısından 11.599,42 TL hasar tazminatı ödemiş olup, Çarpma — Çarpışma riski Kasko Poliçesi teminatı kapsamındadır. -DAVACININ RÜCU HAKKI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME: Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir.-Davalı Sigortacı, sigortalısının işleticisi bulunduğu ... plaka sayılı aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:RG-4/12/2021- 31679) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür- 30.05.2024 kaza tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat tutarının 200.000.2TL olduğu — https://.../teminat-limitleri — sayfasından — tespit edilmiştir.- Sonuç olarak davalı sigortacının, araç sürücüsünün kusuruna bağlı olarak rücu talebi yönünden 11.599,42 TL borcu olabileceği sonucuna ulaşılmıştır."Yönünde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası ile sigorta poliçesi kapsamında ... plakalı araç ile ... plakalı araçlar arasında gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında, dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 11.599,42-TL asıl alacak ve 381,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.980,77-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı ZMMS sigortacısının, dava konusu trafik kazası nedeniyle, dava dışı 3. kişiye, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesi; "Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. " düzenlemesini içermektedir.İş bu düzenleme gereği, davacının rücu talebini öncelikli olarak zarara sebep olan aracın trafik sigortacısına yöneltmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2016 Tarihli, 2015/9080 E. ve 2016/3878 K. Sayılı ilamı).Bu kapsamda Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı tarafından yapılan sigortaya yapılan ödemenin, kazanın oluş şekline, piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının tespiti ile neticeten davacı tarafından poliçe kapsamında talep edilebilecek rücuen tazminat miktarının hesaplanması amacıyla, bir trafik, bir sigortacı ve bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01/06/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; "... plakalı araç sürücüsünün 4100 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir.... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir. Dava Konusu ... plakalı, 2025 model, ... ... ... markalı aracın, 30/05/2024 tarihinde karıştığı kaza neticesinde arka kısmından hasar aldığı, ekspertiz raporunda tespit edilen değişmesi gereken hasarlı parçaların kazanın yönü şiddetiyle uyumlu olduğu, yedek parça bedelleri ile işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle reel piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu, KDV dahil 11.599,42 TL toplam hasar bedelinin kadri maruf sayılmasının uygun olacağı kanaati oluşmuştur. Davacı Sigorta, düzenlediği kasko poliçesinin sigorta konusu oluşturan ... plaka sayılı aracın 30.05.2024 kaza tarihinde meydana gelen hasar açısından 11.599,42 TL hasar tazminatı ödemiş olup, Çarpma — Çarpışma riski Kasko Poliçesi teminatı kapsamındadır. DAVACININ RÜCU HAKKI AÇISINDAN DEĞERLENDİRME: Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir. Davalı Sigortacı, sigortalısının işleticisi bulunduğu ... plaka sayılı aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:RG-4/12/2021- 31679) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. 30.05.2024 kaza tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat tutarının 200.000.2TL olduğu — https://.../teminat-limitleri — sayfasından — tespit edilmiştir. Sonuç olarak davalı sigortacının, araç sürücüsünün kusuruna bağlı olarak rücu talebi yönünden 11.599,42 TL borcu olabileceği sonucuna ulaşılmıştır." görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı rapora beyanda bulunmuş, davalı tarafın süresi içinde bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve yasal mevzuat dikkate alındığında; davacının rücu talebini Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.3. Maddesi uyarınca öncelikli olarak zarara sebep olan aracın trafik sigortacısına yöneltmesi gerekmektedir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.3. Maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat tutarı yönünden davalı sigorta şirketinden, sigortalının kusurları oranında talepte bulunmasının haklı ve yerinde olduğu sabittir. Kaza tarihinde ZMMS kasamında davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin araç başına 200.000,00-TL olduğu, ZMMS teminat limitinin tükenmediği anlaşılmaktadır.Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, 30/05/2024 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... Bulvarı üzerinde, davacının genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç ile, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davalının sigortaladığı ... plakalı aracın, önünde seyir haline olan davacı şirketin sigortalısına ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında kapsamında dava dışı sigortalısına 23/07/2024 tarihinde ödeme yaptığı, yapılan ödemenin poliçe kapsamında ve poliçe teminat tarihleri dahilinde olduğu ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin piyasa rayiçlerine, kazanın oluş şekline ve meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu görülmektedir. Davacı tarafın iş bu ödeme ile sigortalısı yönünden halef sıfatına hak kazandığı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.3. Maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat tutarı yönünden, davalı sigorta şirketinden, sigortalının kusurları oranında talepte bulunmasının haklı ve yerinde olduğu sabittir.Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş ise de, davaya konu kazanın 30/05/2024 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin 11/09/2024 tarihinde başlatıldığı, icra takibinin başlatılması ile zamanaşımının kesildiği, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre tüm dosya kapsamı değerlendiriliğinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacının sigortalısına ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar tutarının 11.599,42-TL olduğu, poliçe vadesinde ve teminat kapsamında olduğu, bu miktar davacı tarafından sigortalısına ödenmekle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına halef olduğu ve ödenen bedelin kaza ile uyumlu, piyasa şartlarına uygun ve kadri maruf olduğu, buna göre kusur oranına göre davacının 11.599,42-TL yönünden davalı sigorta şirketine rücu edebileceği, bu miktarın ZMMS poliçesi kapsamında ve teminat limiti dahilinde olduğu, davacının 11.599,42-TL asıl alacak üzerinden davalı sigorta şirketi aleyhine takip başlatmasının yerinde olduğu, ayrıca bu alacağa davacının ödeme yaptığı tarihe göre hesaplanan 23/07/2024 tarihinden takip tarihi olan 11/09/2024 arası yasal faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, bu borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK 67/2 maddesinde, "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)Somut olayda, alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 11.980,77-TL üzerinden aynı şekilde DEVAMINA, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gereken 818,41-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 203,01-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 30.080,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 11.980,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin (e-duruşma) vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026 Katip ... E imzalıdır Hakim ...E imzalıdır