İstanbulda kadastro çalışmasıyla belirlenen taşınmazın zilyetlikle kazanımı, orman niteliği ve Hazine iddialarına dair temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir mahallede bulunan 533.29 m²lik bir parselin kadastral tespitine yapılan itirazları konu almakta olup, ilk tespitin zilyetlikle bir kişi adına yapılmasına karşın, mirasçılar taşınmazın uzun yıllardır kendileri tarafından kullanıldığını iddia ederek kendi adlarına tescilini talep etmiş, hazine ise taşınmazın orman veya imar planı kapsamında olduğunu ileri sürerek zilyetlikle kazanılmayacağını savunmuştur; ilk derece ve istinaf mahkemeleri mirasçıların talebini kabul ederek tespiti iptal edip taşınmazın onların adına tesciline karar vermiş, temyiz başvurusunda ise aleyhine karar verilen taraf, taşınmazın orman tahdidi ve imar planı nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı yönündeki itirazlarını sürdürmektedir.
8. Hukuk Dairesi         2024/6493 E.  ,  2026/2249 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2243 E., 2024/2189 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/160 E., 2022/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ...Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 3 57... parsel sayılı 533,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde;...Mahallesinde 3 57... parsel sayılı parsel ile ilgili yapılan hatalı tespitin düzeltilmesi ile ... adına yapılan tespitin iptaline ve bahsi geçen taşınmazın uzun yıllardır fiili kullanıcısı durumunda olan...’nın mirasçıları olan davacılar adına tespit olunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2021/143 Esas sayılı dosya davacıları vekili dava dilekçesinde; yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 3 58... ve 3 57... parsel sayılı taşınmazların müvekkillerin murisi ...arislerine tespit edilmişken 3 57... parsel sayılı taşınmaz müvekkillerinin akrabası ...'a adına tespit gördüğünü, ... murislerinden davacılar dışında kalan mirasçıların Mahkemenin 2020/160 Esas sayılı dosyada dava açtıklarını belirterek davanın birleştirilmesini, 3 57... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine itiraz edip ...mirasçıları adına zilyet olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleşen 2020/245 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 3 57... parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesi ile tescil harici bırakıldığını, zilyetlik süresinin orman tahdidinin aplikasyonunun kesinleşme tarihi olan 09.06.1993 tarihinden başlaması gerektiğini, taşınmazın 29.07.1980 onay tarihli ...planı kapsamında kaldığını ileri sürerek davalı adına yapılan tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın dayanaksız olduğunu ileri sürerek reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın 1980 yılında nazım imar planına alındığı ve imar planına alınmadan önce üzerinde zilyetlik kurulduğu ve kazanım şartlarının oluştuğu, taşınmazın ...'dan intikalen geldiği, davalı ...'ın bir ilgisinin olmadığı gerekçesiyle, ana dosya olan 2020/160 Esas ile birleşen dosya 2021/143 Esas sayılı dosya davacılarının Hazineye yönelttikleri davaların pasif husumet yokluğunda reddine, diğer davalıya yönelttikleri davanın esas yönünden kabulüne, birleşen dosya 2020/245 Esas dosya davacısı Hazinenin davasının reddine, dava konusu ...Mahallesi 3 57... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespitin iptali taşınmazın dosyamız arasında bulunan Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/948 Esas ve 2009/934 Karar sayılı ilamındaki ...mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu ...Ormanının tahdidinin 1949 yılında, ... Ormanının tahdidinin 1972 yılında yapıldığını, yapılan tahdidin aplikasyonunun ise 09.06.1993 tarihinde kesinleştiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu tarihe kadar taşınmazın orman olarak kabulü gerektiğini, ayrıca dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli imar planında kaldığını, orman aplikasyon ve nazım imar planı tarihleri dikkate alındığında, taşınmazın zilyetlik ve imar-ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığını, 1982 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında dava konusu alanın tespit dışı bırakıldığını, zilyetliğin bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, memleket haritasındaki eğiminin dikkate alınmak suretiyle eğimin tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca taşınmazın eski bir Rum köyü olduğunu ve 3402 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi uyarınca Hazinenin mülkiyetine geçen taşınmazlardan olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Mahkemece gerçek kişilerin davalarının kabulü ve Hazinenin davasının reddi yolunda hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında 1956 yılında dava konusu taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin yapılmadığı, 1972, 1976, 1985, 2003, 2015 yıllarında ziraat yapıldığı, 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli ... alan ...imar Planında Orman alanı sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiştir.
İ... Daire Başkanlığı Planlama Müdürlüğünce dosyaya gönderilen yazıda, dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tarihli ve 1/50.000 ölçekli ... Planında “orman alanı” sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8/b maddesinde “...meydana gelir” hükmüne yer verilmiştir.
3402 sayılı Kanun'un ihya edilen taşınmaz mallara ilişkin 17. maddesinin 2. fıkrası, "il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz" hükmünü içermekte olup buna göre, imar planına alınan bir taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak mülk edinilebilmesi için tüm koşulların, imar planının onay tarihine kadar oluşmuş olması gerekir. Burada bahsedilen imar planı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 8/b maddesinde tanımlanan, nazım ve uygulama imar planı olup, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli nazım imar planında orman alanında kaldığı bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, bilirkişisi raporunda 1972 yılı hava fotoğrafında kullanım olduğu belirtilmiş olsa da, taşınmazın imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar geçen zilyetlik süresinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca aranan 20 yıla ulaşmadığı anlaşıldığından birleştirilen 2020/245 Esas sayılı dosya davacısı Hazine’nin davasının kabulüne ve gerçek kişiler tarafından açılan asıl dava ve birleşen 2021/143 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.