**6292 sayılı Kanun m.11/10 uyarınca fenni hatalı orman kadastrosunun iptali ve taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tescili davası.**
Özet: Orman İdaresi, 1969 yılında tarla vasfıyla tespit edilerek kesinleşen ve 6292 sayılı Kanunun 11/10 maddesi kapsamında yapılan fenni hataları düzeltme çalışmasında da orman sınırı önceki bir mahkeme kararı doğrultusunda belirlenen dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle hazine adına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının mevzuata uygun olduğunu, düzeltilmesi gereken bir hata bulunmadığını ve kesinleşmiş tapu kaydının iptali talebi açısından görevsiz olduğunu belirterek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı istinaf incelemesi sonucunda usul ve kanuna uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/377 E., 2024/2273 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/351 E., 2022/440 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ...Mahallesi 393 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 5653 sayılı 3116 Kanun hükümlerine göre yapılan makiye ayırma işlemi, 1955 yılında 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre yapılan toprak tevzi çalışması, 1969 yılında ilan edilen tapulama çalışması, 1987 yılında 40 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan aplikasyon ve 2/B çalışması, 2015 yılında yapılan 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11. maddesinin mülga 10. fıkrası kapsamında yapılan fenni hataları düzeltme çalışması bulunmakta olup, 1969 yılında ilan edilen tapulama çalışmasında dava konusu 393 parsel sayılı taşınmaz tevzii haritası esas alınarak 16.12.1955 tarihli ve 149 sıra numaralı 88.000,00 m² miktarlı tapu kaydına dayalı olarak dava dışı Kadri Demirkan mirasçıları adına tarla vasfıyla ve 91.985,00 m² olarak tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası kapsamında yapılan çalışmada İstanbul ili Eyüp ilçesi Pirinççi köyü 393 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınırları içinde olmasına rağmen bir kısmının orman olarak tespit edildiğini belirterek, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının iptali ile tutanakların düzeltilerek, dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın orman sınırları dışında gösterilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kadastro çalışmasının iptali ile davaya konu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilemesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul Kadastro Mahkemesinin Mahkemesinin 13.06.2017 tarihli ve 2015/133 Esas ve 2017/122 Karar sayılı ilamı ile 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davası açısından Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/574 Esas, 1996/848 Karar sayılı ilamı ile itiraza konusu kadastro çalışması birlikte değerlendirildiğinde, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmaz açısından, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, kesinleşen mülkiyet kadastrosu sonucunda oluşan tapu kaydının iptali talebi açısından da mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin ve birleşen dosya davacısı ...'in, 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davalarının reddine, “Orman niteliği ile Hazine adına tescil” talebi açısından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) m.114/1-c ve m.115 uyarınca görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli ve 2018/576 Esas ve 2018/1466 Karar sayılı ilamı ile davacı-birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf talebinin süresinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince süresinde yapılmayan istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve kanuna uygun olduğu, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin ... tarafından süresinden sonra yapılan ve reddedilen istinaf talebine ilişkin ek kararın istinafına ilişkin Orman İdaresinin istinaf dilekçesinin tebliğine karşı yapıldığı, süresinden sonra yapıldığı için reddolunan istinaf talebine karşı istinaf başvurusunun davalı Hazine yönünden kararı katılma yoluyla istinaf etmesi için yeni bir hak doğurmayacağı ve bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince süresinde yapılmayan istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve kanuna uygun olduğu, davalı-birleşen dosya davacısının istinaf talebi yönünden; 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasında ise teknik raporun 14... . sayfalarında orman sınırının Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Kadastro Mahkemesi Sıfatıyla) 1994/574 Esas, 1996/848 Karar sayılı ilamı doğrultusunda düzeltildiği, alınan bilirkişi raporlarından da yapılan çalışmaların Mahkeme ilamı ile örtüştüğü ve bir hatanın bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davalı-birleşen dosya davacısının, davacı-birleşen dosya davalısının ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 04.10.2022 tarihli ve 2021/10198 Esas ve 2022/7683 Karar sayılı ilamı ile yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca onanmasına karar verilmiş, onama kararı sonrası Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı nedeniyle dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın konusu, teknik hataların düzeltilmesine dair çalışma sonucunda hazırlanan raporda (C) harfi ile işaretlenen alanın orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin olduğu, teknik hatanın düzeltilmesine ilişkin davaların reddine dair karar kesinleştiğinden eldeki davanın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ....ilçesi .....köyü 393 parsele dahil olan ve 07.09.2015 tarihli "6292 sayılı Kanun Uygulamasına Ait Rapor" isimli raporda orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek (C) harfi ile işaretlenen 3.985 m²lik alanın 393 parselden ifrazına ve ifraz edilen alanın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesine göre yapılan çalışmalarda dava konusu 393 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 3.985m²lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı, geri kalan kısmın ise orman haritasına dahil edilmediği, bu çalışmaya karşı davacı ... İdaresi ve davalı ... tarafından İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2015/1 33... /122 Karar sayılı dosyasında açılan davaların reddine karar verildiği ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, böylece dava konusu 393 parselin (C) harfi ile gösterilen 3.985m²lik kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde, geri kalan kısmının ise orman tahdit sınırları dışında kaldığının sabit olduğu ve taraflar arasında bu hususta kesin hüküm niteliğinde ilam bulunduğunun anlaşıldığı, Mahkemece dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmının orman niteliği ile Hazine adına tesciline yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.