Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan İzmir Bölge Adliye Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünü, müdafiinin yetersiz delil iddialarını reddederek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak yeni bir hüküm tesis edilmesi üzerine, sanık müdafiinin atılı suçu işlemediği, delillerin yetersiz ve çelişkili olduğu, eksik inceleme yapıldığına dair itirazlarla yaptığı temyiz başvurusu incelenmiştir. Yapılan incelemede, bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunmuş, savunmanın iddiaları yerinde görülmeyerek temyiz istemi reddedilmiş ve hüküm onanmıştır; sadece suç tarihinde bir yazım hatası olduğu tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/398 E., 2023/3685 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçu işlemediğine, delillerin kesin olmadığına ve birbiri ile çeliştiğine, sanıkların suça konu kabloların boyutundan dolayı bu kabloları bu kadar kısa bir süre içerisinde çalabilmelerinin hayatın olağan akışına uymadığına ve eksik inceleme yapıldığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 06.12.2019 yerine, 07.12.2019 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.