Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen kararların temyiz incelemesi sonucu hırsızlık suçu yönünden istinaf kararının onanması ve konut dokunulmazlığı suçundan temyiz yasağı nedeniyle başvurunun reddi kararı.
Özet: Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aldığı cezanın kanunen temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle bu yöndeki başvurusu reddedilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları incelenmiş, sanığın cezai ehliyet, parmak izi tespiti ve suçun sübutuna ilişkin iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle değerlendirilerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hukuka uygun olduğu tespit edilip onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/7138 E.  ,  2026/11406 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/969 E., 2024/710 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk derece mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adiye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "cezai ehliyetinin yerinde olmadığına ve bu hususun mahkemece araştırılmadığına, parmak izinin tespit edilmediğine, kriminal raporda muhtel sanık diye belirtildiğine, bizzat kendisinin olduğuna dair tespit yapılmadığına, suçu işlediğine ve cezalandırmaya yeterli dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığun yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.