Yargıtay 11. Ceza Dairesi, avukatın verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından aldığı cezaların temyiz başvurularını reddederek istinaf kararını onamıştır.
Özet: Ankara Ağır Ceza Mahkemesince verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hapis cezasına çarptırılan avukat sanık hakkında verilen hükümlere karşı, katılan vekilinin cezanın eksik tayin edildiği, sanık müdafiinin ise beraat gerektiği yönündeki istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, Yüksek Mahkeme yapılan temyiz incelemesinde yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğini ve suç vasıflarının doğru tespit edildiğini vurgulayarak her iki tarafın temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1347 E. 2024/1394 K.SUÇLAR : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgede sahtecilikHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği gözetildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/11 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararı ile sanığın,a)Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 137/1-b, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,Karar verilmiştir.2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.09.2024 tarihli ve 2024/1347 Esas, 2024/1394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Katılanın Temyiz İstemiHükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın avukatlık mesleğini kullanarak işlediği suçlardaki kastının yoğunluğu ve suçun işleniş biçimine göre üst sınırdan cezalandırılması gerekirken alt sınırdan cezalandırılarak eksik ceza tayin edildiğine, resmi belgede sahtecilik suçunda vasıfta yanılgıya düşüldüğüne ve sanığın 5237 sayılı Kanunun 204/2-3. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim nedenleri uygulanmasının somut olaya uygun düşmediğine ilişkindir.2.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiHükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçları işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, 5237 sayılı TCK'nin 44. maddesindeki içtima kuralının uygulanması gerektiğine, kararın yeterli gerekçeyi içermediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde tespit edildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılanın ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında katılan ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.07.2025 tarihinde karar verildi.