Orman vasfındaki taşınmazda zilyetlikle mülkiyet iddia eden davacının talebinin, imar-ihya ve kadastro kanunu koşullarının gerçekleşmemesi sebebiyle reddi.
Özet: Mahkeme, kadastro tespitiyle Hazine adına orman olarak tescil edilen ve davacının 30 yıldır zilyetliğinde olduğunu iddia ettiği taşınmazın, zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kendisi adına tescili talebini reddetmiştir; zira hava fotoğrafları taşınmazın 2002 öncesinde kullanımda olmadığını, 1984 tarihli fotoğraflarda boşluklu yapıda göründüğünü ve terör olayları nedeniyle iradi terk iddiasının aksine zilyetliğin kesintisizliğinin kanıtlanamadığını, ayrıca orman parselleriyle çevrili bu alanın orman kanununun 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek, istinaf ve temyiz başvurularını reddederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2024/5082 E.  ,  2026/2251 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1421 E., 2024/846 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/420 E., 2021/269 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılan çalışmada 1 02... parsel sayılı taşınmaz orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ve yapılan çalışma kesinleşerek taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; 2011 yılında yapılan kadastro çalışmasında ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın orman olarak tescil edildiğini, taşınmazın içerisinde kendisine ait 2 adet ev, 1 adet hayvan barınağı ve yaklaşık 6,5 dönüm bağ ve bahçesinin olduğunu ve bu kısmın 30 yıldır tasarrufu altında olduğunu ileri sürerek, Hazine adına olan kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürerek, haksız ve usulsüz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2016/422 Esas, 2017/450 Karar sayılı ilamı ile davacı yönünden zilyetlik ve imar-ihya şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2018 tarihli ve 2018/506 Esas, 2018/592 Karar sayılı ilamı ile dava konusunun taşınmazın değeri belirlenmeden yargılamaya devam edildiği, eksik harcın yatırılması gerektiği, taşınmaza ait tapu kaydının dosyaya alınmadığı, alınan orman bilirkişi raporunun denetimden uzak olduğu ve eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen hava fotoğrafları neticesinde dava konusu taşınmazların 20 02... yılları arasında kullanıma açıldığı, 19 84... tarihli hava fotoğrafında boşluklu bir yapıda olduğu, söz konusu alanların 2002'den sonra kullanıldığı ve dava konusu taşınmazlar yönünden zilyetlik ve imar-ihya şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 1990'lı yıllarda yaşanan terör olayları nedeniyle taşınmazda iradi terk olmadığı iddia edilmişse de 19 84... tarihli hava fotoğraflarında da taşınmaz üzerinde kullanım olmadığı, dava edilen taşınmazların dört tarafının 1 02... parsel salı orman taşınmazı ile çevrili olması sebebi ile de taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesine göre orman içi açıklığa düştüğü, dolayısıyla 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alanın orman içi açıklık olmadığını ve zilyetlik ile kazanılan yerlerden olduğunu, müvekkilinin zilyetliğinin kesintisiz olduğunu ve iradi terkin söz konusu olmadığını, imar ihya şartlarının ve olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini ve eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.